Bilimsel Pozitivist Paradigma21. Yüzyıl İslam AnlayışıAnlayışta YenilikDin, Evrensel Düzen ve SünetullahPeygamberler

Danıştay Savcısının Tsk Başörtüsü Mütalaası

Bu minvalde söylenecek hak, hukuk, mantıki çıkarımlar vs. hepsi boştur. hepsi safsatadan ibarettir.

zira insan için mutlak doğru yoktur. tüm doğrular önce bir genel çerçeve, sonra da konusuna göre, onun içindeki daha dar ve özel çerçeveler ile uyumluluktan ibarettir. genel çerçeveden kasıt, bize tüm dünya görüşümüzü ve değer yargılarımızı veren paradigmadır; veya eski tanımla dindir.

dolayısıyla günümüzün hâkim, baskın paradigması veya dini olan “bilimsel poizitivist paradigma” her yerde hükmünü yürütmekte ve son derece doğal olarak kendi rakiplerini tasfiye etmekte veya etmeye çalışmaktadır. sair paradigmalar ise eski üretim tarihleri yüzünden zaman ve zeminle mutabakatlarını kaybettikleri için yenilgi üstüne yenilgi almaktadırlar.

bugün bizim “islam” diye bildiğimiz paradigma, ortaçağ şartlarında ve ortaçağ zihniyetiyle üretilmiştir ve bilimsel pozitivist paradigma karşısında tutunamamaktadır. benim bu ifadelerimi islami kesim ya hiç anlamayacak veya yarım yamalak anlayıp küfürle itham etme yoluna gidecektir; çünkü onlar henüz eski paradigmanın dar kalıplarından kendilerini kurtarabilmiş değildirler.

bu ilmi bize ilk defa açan 1600’lü yıllarda yaşamış olan evliyanın en büyüklerinden olan imam-ı rabbani hazretleridir. aynen şöyle der ” aradan bin yıl geçtikten sonra eşyada büyük değişiklikler hasıl olur ve bir büyük peygamberin gelmesi gerekir”

dikkat edin, maddi altyapıdaki değişiminin zorunlu olarak bizleri anlayışı revize etmek durumunda bıraktığından söz ediyor. ondan iki yüzyıl sonra “karl marx” da altyapının üstyapı üzerindeki belirleyiciliğini ayrıntılı olarak işlemiştir.

maalesef bu hakikatlerden şimdiye kadar defaatle bahsetmeme rağmen hiçkimseye derdimi anlatabilmiş değilim. ne dinlisi ne de dinsizi anlamadılar.

dinin bir dogma olmayıp evrensel düzenin* kuralları olduğunu, bir ilim olduğunu, spritüel bir teknoloji olduğunu anlatamıyorum kimseye. bunu idrak edip 21. yüzyıla göre detaylarıyla yeniden açabilseydik, bilimsel pozitivist paradigmanın papucunu dama atabilirdik. onun tacizinden ve eziyetinden kurtulurduk. asla bizimle baş edemezlerdi.

isnetus 06.12.2018 13:37

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu