Kediyi Sev Danayı Ye
Müteaddit makaleler’lerde nasıl sivrisinek katliamı yaptığımı yazmıştım. bir Allah’ın kulu mesaj atıp beni kınamadı; kimse yaptığımın yanlış olduğunu düşünmedi. farzı muhal, buraya kedileri nasıl öldürdüğümü yazsaydım herhalde kıyamet kopardı; hatta beni savcılığa verirlerdi.
peki bir sivrisineğin kediden ne farkı var ki? küçüklüğü mü? küçük olması bir şey değiştirir mi? neticede hepsi Allah’ın birer mahluku. o zaman değer yargılarımızı oluştururken hangi ölçüleri baz alıyoruz?
az biraz düşününce bu ölçülerin insan türünün hayatta kalmasına göre şekillendiğini tespit edebiliriz. yani bir canlının bizim hayatta kalmamız için veya hayatta kalmamıza destek olmak için yaşaması gerekiyorsa onu yaşatıyoruz; ölmesi gerekiyorsa öldürüyoruz. öncelik kendimiziz.
köpekler yenmez çünkü büyük ölçüde etoburdur ve geniş ölçekte beslenmeleri mümkün değildir. sığırlar ise otoburdur ve et verimi yüksektir;beslenmeleri nispeten kolaydır. hem de uysaldırlar bize pek sorun çıkarmazlar. o yüzden köpekleri küçük ölçekte besleriz ve onlara çobanlık yaptırırız. keza kediler de tarım toplumlarında çok önemlidir. fare nüfusunu kontrol altında tutarak ambardaki tahılı korurlar… bu misalleri istediğiniz kadar genişletebilirsiniz.
peki kadim zamanlardan beri insanlığın önemli düsturlarından biri olan “öldürmeyeceksin!” emri nasıl anlaşılmalıdır bu durumda?
elbette bu emir el an geçerlidir ve hayata karşı işlenen her suç mutlaka evrensel düzence cezalandırılır. ancak öldürmeyeceksin emrinin yanında görünmeyen bir parantez vardır ve içinde şu yazar “zorunlu kalmadıkça”.
demek ki “öldürmeyeceksin” emri keyfi olarak öldürmeleri kapsar ve zorunlu durumlar bu ölçünün dışında kalır. benim hayatıma kasteden her canlıyı(insan dahil) öldürmek veya etkisiz hale getirmek hakkına sahibim. insanlara zararı dokunmayan her canlı yaşayabilir; kırmızı çizgileri geçtikleri anda ise tasfiye edilirler. zararsız bir canlıyı, durduk yere öldürmek ise zulümdür; küçük büyük farketmez. en küçük canlının değeri bir balinadan daha aşağı değildir.
not: bu vesileyle, önce Allah’a şükür sonra da yaşadığım bölgenin belediyesine teşekkür edeyim. sağ olsunlar bu yaz neredeyse her akşam çevre ilaçlaması yaptılar ve bizi sivrisinek belasından kurtardılar.



