PeygamberlerEvliyalar
Delil
Muhyiddin-i arabi hazretleri buyurur ki:
bir peygamber gelse ve benim mucizem bu duvarın konuşmasıdır dese, duvar da dile gelip “bu adam yalancıdır, peygamber değildir” dese, o şahsın peygamberliği tasdik olunur ve duvarın ettiği kelamın mahiyetine bakılmazdı.




Ibn-i ‘Arabi’den naklediken sözle ilgili;
Burda bahsettigi durum olaganustu sergilenen hallerden ihanet tanimi icerisine girer. Tam tersi sahsin yalanci olduguna delildir. Ehl-i Sunnet ulemasi böyle soyler.
Duvarin konusmasi benim sahidimdir diyenin dogru sozlu olduguna delil olarak duvarin konusmasi yetmez; ayni zamanda elcinin “Beni gonderenin sozu budur” derken verdigi mesaja da uygun seyler konusmasi gerekir.
Harkulade olan bir tek mucize yoktur. Istidracta da harkulade olaylar olur; ihanet konusunda da.
Mucize konusunda, verilen kral örnegine baktigimizda; kral elcinin istegiyle mutad (alisilmis) olmadigi halde ayaga kalksa bu o elcinin dogruluguna alamettir. Fakat kalkip bu yalancidir derse elcinin yalanci oldugu anlasilir.
Yaraticinin harkulade is yapabilecegi malumdur zaten. Elcinin iddiasini desteklemek icin harkulade olay kafi gelmez. Bu harkulade olayin onu tasdik eder surette olmasi lazimdir tekzip degil.
Elbettedir ki, elcinin haberi yaraticinin haberine uygun olmasi beklenir. Ve eger elci mucizeyi, aslin (yaraticinin) emriyle (rizasiyla) gosteriyorsa, bu durumda mucizenin iceriginin de elciyi desteklemesi beklenir.
Iddia agacin konusacagi ise, ne konustugunun oneminin olmamasi ilk bakista mantiga uygun gorunuyor; ama duz mantiga. Bu durum Tevhid iddiasiyla bagdasmaz, celiskili bir durum olur.
Sonucta Tevhid iddiasi; her seyin ferd/vahid/ehad bir yaraticinin tecellileri oldugudur ve elcinin mesaji ile tasin mesajinin birbirinden farksiz olmasi zorunlu olur. Zira bu tecelliler Allah’in isim ve sifatlarinin yansimalari demektir ve hakikati yansitma noktasinda zatinin (rizasinin) ve esma ve sifatlarinin birbirinden ayriliklari soz konusu olamaz.
mucize olarak bahsedilen şey duvarın konuşması ise duvarın ne dediğinin önemi olur mu? Duvar her halükarda konuşmuş oluyor.
”Yaraticinin harkulade is yapabilecegi malumdur zaten. Elcinin iddiasini desteklemek icin harkulade olay kafi gelmez. Bu harkulade olayin onu tasdik eder surette olmasi lazimdir tekzip değil.”
mucizeden bahsedip mantık aramak neden?
Usta, mucize “akla” kapi acmak icindir.
Olaganustu tek hadise mucize olsa sana bin kere eyvallah. O zaman hakli olursun; ama bu is neyin nesi?
Hikmetli birinin boyle hareket etmesi hic dusunulebilir mi?
O zaman Deccal’in peygamber oldugunu mu kabul edecegiz yani?
Deccal hakkinda gelen haberler malumdur.
Ayrica Meryem oglu Isa kendisinden sonra “Peygamberim” diye cikacak olan kisiler icin “Siz gercek peygamberi meyvesinden tanirsiniz” buyurmus; mucize (olaganustuluk) gostermezse reddedin dememis.
Yine de burda en onemli nokta peygamber olmayanlardan da olaganustu isler cikabilecegi gercegidir. Baska bir soze gerek yoktur vesselam.
Muhyiddin-i Arabi Hazretleri burada ne kasteder Allah bilir. Buna mutlak yanlistir demek ne haddimize; bizim bilmedigimiz nice sirlar var. Tabi eger haber gercekten Arabi Hz.’lerine ait ise.
‘’O zaman Deccal’in peygamber oldugunu mu kabul edecegiz yani?’’
Deccal konusunda yeteri kadar uyarı yok mu?
‘’ Yine de burda en onemli nokta peygamber olmayanlardan da olaganustu isler cikabilecegi gercegidir.’’
İstidraçtan bahsediyorsanız ölçü basit. İmanın ve islamın temel esaslarına ters düşüyorsa istidraçtır. Mucizeden kolaylıkla ayırt edilebilir.
‘’ bu nedenle dikkatli olmamız gerekiyor. her gördüğümüz sakallıyı dedemiz sanmayalım. spritüel olarak ne kadar gelişmiş olursa olsun, bize ne kadar acaip haller gösterirse göstersin, imanın ve islamın temel esaslarına zerre kadar ters durumları olan kişileri kesinlikle itibara almamak zorundayız. imam-ı rabbani ve abdülkadir geylani hazretleri gibi büyüklerin koyduğu esaslara az da olsa muhalefet edenlerin üstünü hemen çizmeliyiz. aksi takdirde sonumuz fena olur.’’ (https://www.isnet.us/akil-sprituel-boyut-ve-iman.html)