Devletçilik
Şu makaleyi (bkz: #133896156)okuyunca açıkçası çok şaşırdım. “vay be türkiye’de düşünebilen adam çıkar mıymış?” dedim içimden.
türkiye’de ve doğu ülkelerinde bir fikir geleneği olmadığı için insanlar sistematik düşüncenin ne olduğunu bilmezler. “türk insanı ahlaksız da ondan” gibi sorunlara mükemmel(!) açıklamalar getirirler.
ben burada yıllardır bangır bangır bağırıyorum, “türkiye’nin en büyük sorunu devletçilik ilkesidir. hem sosyalizm hem de onun ön sürümü olan kemalizmin devletçilik ilkesi, insanlık üzerinde bir lanettir. bunlar açlığın, sefaletin, terörün, despotizmin, kan ve gözyaşının kaynağıdır” diyorum. bir allah’ın kulu da çıkıp “ne diyor bu?” demiyor.
varsa yoksa iki siyasi cenah arasında amansız bir çekişme; iki tarafın trollerinin gerçeklikten çok uzak popülist söylemlerle birbirine girmesi…başka bir şey yok…herkesin tek derdi siyaset adlı kaynak paylaşım savaşında sofradan yağlı bir lokma kapmak; ama uzun vadeli düşünmemek; sofrayı büyütmeyi umursamamak…
türkiye’de tüm partiler özünde kemalisttir; hatta buna akp bile dahildir; bakmayın siz onların anti-kemalist söylemlerine… kemalizmin rahle-i tedrisatından geçmiş olanlar kolay kolay iflah olmuyorlar. kemalizm onların etine, kemiğine, yağına kadar işliyor adeta. akp yönetiminin fiiliyatta izlediği politika bal gibi de devletçiliktir…halbuki büyütülmüş devlet, bunun masrafını karşılamak için de vergi adı altında halkını haraca kesen devlet, güçlü devlet değildir. alanı özel sektör için boşaltmış, her şeye müdahil olmayan minimal devlet, ekonominin kuralları gereğince, çok daha güçlü bir devlet olacaktır.
minimal devlet= refah, özgürlükler, demokrasi, hukuk
büyütülmüş devlet= sefalet, despotizm, terör, kan, gözyaşı, zulüm
devlet nedir?
https://isnetus.wordpress.com/2018/09/28/devlet/isnetus19.02.2022 09:30 ~ 10:31



