Doğru Bilinen Yanlışlar
+ Demokrasi halkın kendi kendini yönetmesidir.
– yanlış
demokratik parlementer(veya başkanlık) rejimlerinde nispeten özgür bir ortamın olduğu doğrudur ancak halkın kendi kendini yönetmesi külliyen palavradan ibarettir. vakti zamanında feodalizme karşı iktidar mücadelesi veren burjuvazinin, halkı kendi tarafına çekmek için uydurduğu bir söylemdir. zaten bu kavram baştan çelişiktir. zira halkın eğilimleri, görüşleri kitle iletişim araçları marifetiyle kontrol altında tutulur. ancak bu kontrol mutlak değildir. zamanın ruhuna uyum sağlayamayan öyle veya böyle gücünü yitirir.
demokrasilerdeki özgürlüğün asıl sebebi pluralizm’dir. sanayi toplumları yeterli iktisadi derinliğe sahip oldukları için, irili ufaklı çok sayıda güç odağının yaşamasına izin verirler. bunlar karar alma sürecine güçleri oranında katılırlar. böylece iktidar tekeli kurulamaz. bir zümre bütün kontrolü eline geçiremez. bu çok seslilikten, serbest bir ortam doğar.
+ dinler şöyledir böyledir artık laiklik zamanıdır. laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. devlet bütün dinlere eşit mesafededir.
– yanlış
gerçekte feodal iktidarın meşruiyet kaynağı olan malum dinler, sahipleri ile beraber burjuvazi tarafından alaşağı edilmişlerdir. ancak o dinlerin kalıntıları yaşamaya devam etmektedir. bunların toptan imhasına ve köklerinin kazınmasına gerek yoktur. iktidarın bilimsel pozitivist paradigma lehine ellerinden kayması yeterlidir. ancak komünizm gibi lüzumsuz aşırılıklara kaçan fikirler, kalıntılara bile müsamaha göstermemişlerdir.
netice itibariyle söz konusu olan,
eski dinin tasfiye edilip yeni dinin hükümran olmasıdır. “ben din değilim, ben bilimim” diye gözbağcılık ve hokkabazlık yapması hükmümüzü değiştiremez.
kardeşim sen eski dinlerin insan ve toplum üzerindeki etkisine benzer bir güce sahip misin? aynı rolü oynuyor musun? bitti…kelime oyunları ve kavram çorbası ile bizi aldatamazsın.
zira senin çok yalancı, çok aldatıcı, tek gözlü deccal olduğunu bizler biliyoruz.
batı medeniyeti



