Normalde Allah’ın tüm mahlukatına karşı merhametli olan, kaldırımda yürürken denk gelen karıncaları ezmemek için azami gayret sarf eden ben, bu sivrisinek denen yaratığı görünce birden canavar kesiliyorum. şefkat, merhamet hak getire. bir anda ölüm makinasına dönüşüyorum.
sırf onları daha iyi öldürebilmek için üşenmedim oturdum kendime reklam broşürlerinden kesip biçip zımbalayarak, ağırlık olsun diye ek karton parça ekleyerek güzel bir sineklik yaptım. harika oldu, eserimle gurur duyuyorum. geniş ağızlı olduğu için sivrisineğe kaçış şansı vermiyor. vurdum mu duvara yapıştırıyor. sivrisinek duvara yapışınca içimde türk filmlerindeki kötü adam karakteri gülmesi beliririyor sanki.
ey sivrisinek! eğer edebinle gelip kanımı içseydin inan kızmazdım sana. iki damla kanı senden esirgeyecek değilim. afiyet şeker olsun, o da senin rızkın der hoşça uğurlardım; ama sen ne yapıyorsun? attığın taş, ürküttüğün kurbağaya değmiyor. iki damla kan için koskoca insanı deli ediyor, çileden çıkarıyorsun.
evet, öyle sessiz sakin canlılar olabilirdi sivrisinekler. gelip sessizce kanımızı içerler, kaşıntı şişlik bırakmadan, kulağımızın dibinde vınlamadan çekip gidebilirlerdi. biz onları bir nevi doğal hacamatçılar olarak değerlendirir mutlu olurduk. sonuçta insanlar sağlık için yüzyıllar boyunca kan aldırmışlar…
bunları düşünürken birden kalbim alarm verdi ve olaya müdahil oldu; ” bre densiz! sen kimsin ki, ilahi düzene müdahale etmeye kalkıyorsun. Allah sivrisinek denen canlıyı yaratmış ve o şekilde dizayn etmiş. o’ndan boş ve abes iş çıkmaz. sen hoşlanmasan da sivrisineğin tam olarak böyle olması gerekiyor. sonsuz ilim ve hikmet sahibi zata utanmadan akıl vermeye mi kalkıyorsun? edebini takın!”
kalbimin ikazıyla kendime geliyorum. evet, tüm bu kainatı ve içindekileri yaratıp çekip çeviren zata işini öğretecek değilim. şu ufacık sivrisinek maskemi düşürüyor resmen. evet Allah’ın mahlukatına karşı şefkatli ve merhametliyim, hoşgörülüyüm; ama yalnızca rahatıma dokunmadıkları sürece. bana azıcık dokunsalar gerçek yüzüm ortaya çıkıyor.
sivrisinek vazifesini yapıyor; hem de hayatı pahasına. zahirde yumurtaları için gerekli proteini temin ediyor insan kanından; bâtın manasında ise insanın foyasını meydana çıkarıyor, yalanını yüzüne vuruyor. sivrisineği öldürdükten sonra çöküp kalıyorum. kazandığım sadece bir pirus zaferi. ufacık bir sivrisinek beni mağlup ediyor hikmet planında. üstüne de beni bu kadar düşündürüyor. helal sana sivrisinek! büyüksün!
“ey insanlar! size bir misal getirildi; şimdi onu dinleyin: sizin Allah’tan başka, dua edip çağırdıklarınızın (bâtıl ilahlarınızın) hepsi bir araya gelseler, bir sineği yaratamazlar. sinek onlardan bir şey kapsa, onu da geri alamazlar. isteyen de âciz, istenen de!” (hac, 73)



