
1- Andolsun kuşluk vaktine.
2- ve sakinleştiği zaman geceye ki,
3- rabbin seni terk etmedi ve darılmadı.
kuşluk vakti, güneşin tam olarak ortaya çıktığı, gece ve karanlıktan arta kalan bakiyeyi tam olarak ortadan kaldırmak üzere olduğu vakittir. bir diğer deyimle nefsin zulmeti(karanlığı) artık yok olmak üzeredir ve hakkın nuru tüm haşmetiyle görünmek üzeredir.
rabbin seni terk etmedi= sen şimdiye kadar sıfat mertebesinde bekletildin, zat mertebesine ulaşmaktan alıkonuldun. bu sendeki özlemin şiddetlenmesi ve özlem ateşinin nefsten kalan bakiyeyi yakması içindi. ancak orada terk edilmeyeceksin. allah kendi zatına ulaşman için yolu sana açacaktır.
ve darılmadı= sen madde ve tabiat karanlığı seviyesinde bırakılmadın. bir kimsenin bilinç olarak madde ve tabiat seviyesinde bulunması, rabbin ona darılmasıdır. zira bu mertebe saf karanlıktır ve kesinlikle allah’ın ne zat ne de sıfat nurlarının onda açığa çıkması söz konusu değildir.
rabbın sana verecek ve sen hoşnut olacaksın= zat mertebesine çıkışın sağlanacak. nefsden kalan son karanlık bakiye de izale olacak ve sen yüzde yüz hakk ile tahakkuk edeceksin. güneş tam anlamıyla parlayacak.
o, seni yetim bulmadı mı, barındırmadı mı= hakiki baban olan ruh-ul kuds’den perdelenmiş, kopmuş ve nefsin karanlıkları içinde kalmış bulmadı mı? o haldeyken dahi sana göz kulak olmadı mı?
9- öyleyse yetimi sakın ezme.
10- el açıp isteyeni sakın azarlama.
11- ve rabbinin nimetini minnet ve şükranla an.
ruh-ül kudüs’ten yani babasından uzak düşmüş, madde ve tabiat seviyesinde karanlıklar içinde kalmış yetim hükmündeki kimseleri hor görme. onlara yumuşak davran, nurun yolunu göster, onlara nurun yolunu anlat.



