Ne gelirse başımıza hep bu ego/nefs yüzünden geliyor.
nice eziyetler, nice sıkıntılar çekiyoruz dünyada.
diyebilirsiniz ki, “allah niçin çeşit çeşit bela, musibet veriyor bizlere. sırf lütuf ve kereminden ıslah etse olmaz mı bizi?”
işte ego/nefs için bu sökmüyor; çünkü o alemin en şerli yaratığı olduğu için iyilik ve güzellikten anlamıyor. hatta iyiliği bir zayıflık alameti olarak görüp azgınlığını daha da artırıyor.
işte allah o yüzden cebbar’dır, müntakim’dir, şedid-ül ikab’tır, kahhar’dır…
(cebbar= cebrederek, zorla yaptıran; müntakim= intikam alıcı; şedid-ül ikab= çok şiddetli cezalandıran…)
ego/nefs bir kurttur. ekseriya kuzu postuna bürünmeyi tercih eder. kurt olduğu için de ancak şiddetin dilinden anlar.
hz. ibrahim allah’a dua eder, “ya rabbi kurtlar koyun sürüme musallat oldular, sen onları ıslah eyle”
sabah kalktığında bir de bakar ki, vadi kurt leşleriyle dolmuş. “ya rabb, ben kurtları helak et demedim ki, ıslah et dedim”. hitap gelir…”ya ibrahim kurtların ıslahı böyle olur!!!”



