
Gerçek erkek ruhunu maddesine galip getirebilmiş olandır. zira beden(nefs) dişil; ruh ise erildir. ancak nefsin saltanatını yıkıp yerine ruhun hükümranlığını kuran kimseler gerçek erkektirler. geri kalanlar ise sureta erkektirler veya hünsa hükmündedirler. hani şu meşhur baphomet figüründeki gibi çift cinsiyetlidirler.
peygamberler ve evliyalar gerçek erkek sınıfını teşkil ederler. ruhunu maddesine galip getirebilmiş olan kadınlar dahi manevi olarak eril saflara dahil olurlar. beden olarak ise ideal kadını temsil ederler.
dikkat edin! burada garip bir paradoks söz konusudur. bedensel dürtüler ne kadar güçlüyse ve bu dürtüler kişiyi ne kadar etkisi altına almışsa, o kimse eril sıfattan o denli uzak düşer. dürtüleri ruhun kontrolü altına alabilmişse erkekliğe o kadar yaklaşır.
kadınların sezgi gücü çok fazladır. ruhunu maddesine galip getirmiş ve eril sıfatı hak etmiş olan şahsı derhal tanırlar ve ona karşı olağanüstü bir çekim hissederler. hünsalara karşı ya hiç eğilimleri olmaz veya geçici olur. bir müddet sonra içgüdüsel olarak o şahsın eril olmadığını hissedip soğurlar. zahiren beraber olsalar bile aslında iç alemlerinde o kimseyi çoktan terk etmişlerdir.
kadınları tavlamak için değişik taktikler geliştiren erkeklerin sonu da aynı olur. bu taktiklerin tamamı gerçek erkeklerin hal ve tavırlarını ilmi yoldan öğrenip taklit etmekten ibarettir. kadınlar ilk başlarda bunlara kapılsalar da, bir sonraki aşamada yine içgüdüsel olarak kandırılmış olduklarını anlarlar.



