Aklını başına al da, nefsine uyma, kendinden yana çıkma!
• ümmetlerin hidâyet nûru olan Hz. Muhammed (s.a.v.) efendimiz dünya ve
âhiret için “bu dünya ile, o dünya birbirini zarara sokan iki ortaktır.” diye
buyurmadı mı?
• o halde dünyayı sevmek, ona kavuşmak, âhiret âleminden kopmak, ondan
ayrılmaktır. bu bedenin daima sağ ve esen oluşu da rûhun hastalığı demektir.
• bir geçit yeri olan dünyadan ayrılmak insana zor gelir, insanın temelli
olarak kalacağı asıl yurdundan ayrılmanın bundan daha zor olacağını bil!
• şekilden, sûretten, resimden ayrılmak sana zor geliyor. yâ o resmi yapandan,
güzel sûretler, bedenler halk edenden ayrı düşmek ne kadar zor olacaktır?
• şu mihnetlerle, dertlerle dolu olan aşağılık dünyanın ayrılığına sabredemeyen
dost! allâh ayrılığına karşı nasıl dayanabiliyorsun? sabredebiliyorsun?
• şu kara suyu, yâni dünyayı bile terk etmeye sabredemiyorsun. âb-ı hayat
olan ilâhî feyz çeşmesine nasıl sabredebilirsin?
• şu kara suyu içmedikçe pek rahat edemiyorsun. iyi kişilerden ve onların
içtikleri kaynak suyundan ayrılınca halin ne olur?
( insan sûresi’nin 5. âyetine işaret var)
• eğer vedûd olan, merhamet bağışlayan, sevgi veren allâh’ın güzelliğini
bir an için olsun görebilsen, canını da, bedenini de aşk ateşine atarsın.
• allâh’a yakın olanların ululuğunu, ihtişamını görseydin, bu dünyadaki yiyip
içmeyi cîfe (=pis) görürdün de herkesin imrendiği şeylerden iğrenirdin.
• kendinden geçmeğe çalış, çabala da kendini daha çabuk bul. allâh doğru
yolu daha iyi bilir.
• aklını başına al da her zaman kendine eş olma, yâni nefsine uyma.
kendinden yana arka çıkma. her zaman inat ederek benlik dâvâsına kalkışma, eşek
gibi balçığa düşme.
(mesnevi’den)



