
Eski Çin’in Dört Güzeli
1. xi shi: bu kadının o kadar büyüleyici bir güzelliği varmış ki, görüntüsü havuza yansıdığında balıklar yüzmeyi unutup dibe batarlarmış.
yue kralı bu kadını en büyük düşmanı olan wu devletinin kralına göndermiş. düşman kralın bu kadının güzelliğine kapılıp askerlik ve devlet işlerini boşlamasını umuyormuş. neticede yue kralı amacına ulaşmış. wu kralı xi shi’nin güzelliğine öyle bir kapılmış ki, devlet işlerini tümüyle boşlamış. uygun fırsat kollayan yue kralı da wu krallığına saldırıp onları yenmiş. wu kralı bu mağlubiyetten sonra intihar etmiş.
yue kralı kendisini de büyüleyip devletinin başına felaketler getireceğinden korktuğu için xi shi’yi boğdurmuş.
2. wang zhaojun: bu kadın öyle bir güzelliğe sahipmiş ki, bahçede gezerken ona denk gelen kuşlar patır patır yere düşerlermiş. ancak imparator haremindeki bu kadından habersizmiş; çünkü bu güzel kadın saray ressamına rüşvet vermeyi reddettiği için ressam kızıp bunun resmini çok sade yapmış. bürokratlar da tüm değerlendirmeyi resimlere bakarak yaptığı için kadını fark etmemişler. günün birinde imparator müttefik devletin bir komutanına hareminden en alımsız kadının eş olarak verilmesini emretmiş. bu kadını seçmişler. ancak kadının olağanüstü güzelliği ortaya çıkınca imparator küplere binmiş ve saray ressamını idam ettirmiş.
3. diaochan: bu kadın o kadar güzelmiş ki, gece ne zaman bahçede dolaşmaya çıksa ay onu görünce utancından yüzünü bulut perdesine bürürmüş.
4. yang guifei: tang hanedanı imparatoru xuanzong’un karısıdır. bu kadının güzelliği karşısında tüm çiçekler boynunu bükermiş. çin’deki meşhur an lushan isyanı sırasında bu kadının akrabalarından biri de isyancıların liderlerinden olduğu için tüm bürokratlar imparatordan bu kadının öldürülmesini talep etmişler; çünkü o dönemin kanunlarına göre isyan eden bir generalin tüm aile ve akrabalarının idam edilmesi gerekiyordu. sonuçta imparator istemeye istemeye de olsa karısını cellata teslim etmek zorunda kalmış.
görüldüğü üzere o kadınlar güzelliklerinin pek bir hayrını görememişler. dünyadaki güzellik çoğunlukla başa bela olmaktadır; çünkü dünya ilahi isimlerin kendilerinin değil, gölgelerinin ortaya çıktığı bir ortamdır(ahiret boyutu yüksek çözünürlüklü renkli resim gibiyse, dünya boyutu onun çok düşük çözünürlüklü siyah beyaz fotokopisi gibidir; hatta 70 kere fotokopisinin fotokopisi gibidir…).
ahiret güzelliği ise öyle değildir. ahiretteki güzellikler direkt ilahi isim nurlarının donmuş, billurlarmış halleri olacaktır. bu yüzden ahiret güzelliği sırf hayırdır. onda hiç şer bulunmaz.
cennetteki mümin, bir hurinin gözlerinin karasında allah’ı görecektir. zira huriler doğrudan esma nurlarının somutlaşmış halleridir. onlar dış yüzden esma nurlarıdır ama en içte ve en özlerinde direkt zat esması olan allah isminin siyah nurunu bulundururlar.
cennetteki mümin kadınlar ise cemal nurlarının tamamına sahip oldukları için, her biri 72 huri güzelliğinde olacaktır. bu nedenle bir cennet kadınına dokunan, aynı anda allah’a da vuslat etmiş.



