Evrim Teorisi Müslüman Olmaya Engel Değildir
Sınırlı insan aklı, sınırlı algılarıyla elde ettiği verileri, kapasitesince işleyip ancak nispi/izafi/göreli doğrulara ulaşabiliyor. mutlak doğruları elde etmek için varlıktaki tüm bilgiyi işlemek ve bu işlemi yapabilecek sonsuz kapasite şartı vardır.
en iyi ihtimalle “sınırlı bir doğru”, “belli bir çerçevede doğru” olabilecek evrim teorisini baz alıp, mutlak ölçüleri yani islamı ona onaylatmaya çalışmak nasıl mümkün olur? akıl çerçevesine sokulmuş bir islama inanmanın putatapmakla eşdeğer olduğu nasıl görülemiyor?
sanayi toplumunda hakim sınıf olan burjuvazi, kendi düzenini meşrulaştırmak için bir ideoloji üretmiş. bu ideoloji, önceki dönemin ideolojisi din eksenli olduğu için zaruri olarak din karşıtı olarak dizayn edilmiş. çünkü önceki düzeni tasfiye etmek için onun ideolojisinin de gözden düşürülmesi gerekir.
bu hamleye karşılık olarak, önceki düzen sahipleri de genelde burjuva ideologlarını “kafirlik”le suçlayıp etkisiz hale getirmeye çalışmışlardır. tabii din gayreti falan hikayedir. onların yapmaya çalıştıkları şey kurulu düzeni korumaya çalışmaktır.
günümüz dünyasında “bilim” adı verilen kutsal ile beynimiz belli bir paradigmanın çerçevesine hapsedilmiş durumdadır. ağır bir şartlanmışlık sebebiyle bunun garabeti görülemiyor. gerçekte “bilim” de bir ideolojiden ibarettir. şu anki dünya düzeninin meşruiyet kaynağıdır. ortaçağdaki din adamlarının işlevini bugün profesörler görüyor.
en vahim durum da, müslümanların da aynı paradigmaya yenik düşmüş olması ve imani hakikatlere bilimsel referanslar gösterme gayretkeşliğidir. ey müslüman, sonsuz bir denizi kovaya doldurmaya çalışıyorsun. yaptığın olmayacak bir iştir. dini tahrip etmeye matuf bir harekettir. tehlikenin farkında mısın?



