Giysiler bize iklim şartlarına karşı koruma sağlar. eğer insanoğu giysiyi icat edemeseydi yeryüzüne yayılamazdı. sadece ekvator çevresinde yıl boyunca sıcaklığın belli derecelerin altına düşmediği enlemlerde sıkışıp kalırdı.
ancak işin başka yönleri de var. evet insan üst beyin/korteks itibariyle bilinçli bir canlıdır. ancak alt beyin itibariyle de tipik bir hayvandır ve olaylara karşı aynen hayvan tepkileri verir. bu tepkiler içgüdüsel olmaları bakımından otomatiktir ve üst beyin tarafından durdurulamazlar; en fazla baskılanabilir veya yönlendirilebilirler.
eğer muhatap olduğumuz karşı cinsten bir fert, çıplak veya yarı çıplaksa alt beyin süreçleri otomatik olarak işlemeye başlar ve üst beyin kontrolü elden kaçırır veya kaçırma noktasına gelir. yeterli derecede giyinikse üst beyin baskın konumdadır. mesela bir süvari düşünün. kendi halinde giderken, birden karşıdan farklı cinsten bir ata binmiş başka süvari çıkagelirse bineği huysuzlanacak ve kontrol kaybına yol açacaktır.
ancak atın oldukça mülayim bir hayvan olduğunu da unutmayalım. ekser insanların bineği(alt beyni) çok daha vahşi hayvanlardan oluşur. kimininki yılan, kimininki sırtlan, kimininki akrep, kimininki kurt vs.’dir…(yüzüklerin efendisini hatırlayın). elbette sonuçları da ona göre olacaktır. bir sırtlandan insaf bekleyemezsiniz.
“âsâ, musa’nın dayandığı nefsine işarettir. yani, musa (a.s) fizik bedeninin hareket ve fiillerinde ona dayanıyordu. o, nefsini güzel bir şekilde yönettiği ve riyazetle eğittiği için nefsi emirlerine itaat ederdi. nefsi, musa’nın izni olmadan kendi hayvani fiillerinden uzak dururdu; yani bağımsız içgüdüsel yönelimleri açısından bir âsâ kadar ölüydü. ancak, musa hasımlarına karşı koymak için nefsini serbest bıraktığı zaman o bir yılana(yok edici, öldürücü güce) dönüşüyor, onların uydurdukları yalanları birer birer yutuyor, iddialarını çürütüyordu.
musa’ya verilen âsâ, isa’ya verilen eşek ve son peygambere verilen burak gibi. çünkü, her peygamberin hatta diğer insanların bir bineği vardır, o da kendisinin hakikati olan ruhu taşıyan hayvani nefsidir ve hayvani nefs, baskın sıfatına göre o mananın temsilcisi olan hayvanlardan birine nispet edilir ve o hayvanın adı kendisine verilir.” (muhyiddin-i arabi, tevilat-ı kuran)



