Güneş 3
Üzüm çubuğu, yazdan nasıl hoşlanırsa, onunla nasıl bağdaşmışsa biz de seninle öyle bağdaşmışız, senden öyle hoşlanmaktayız… istiyorsan emret, çek de çekip götürelim!
ey “sabır; neşenin, rahata kavuşmanın anahtarıdır.” sırrının sahibi, bu kervanı güzel güzel ta hacca kadar çek, götür!
hac. tanrı evini ziyarettir, ev sahibini ziyaretse erliktir. hüsamettin, sen bir güneşsin, onun için sana ziya edelim… bu iki söz, hüsam* ve ziya*, senin vasıflarındır. bu hüsam ve ziya birdir… şüphe yok ki güneşin kılıcı ziyadandır.
nur, ayındır, bu ziya da güneşin… kuran’ı oku da bak! babacığım, kuran güneşe ziya dedi, aya da nur… hele bak da gör! güneş, aydan daha üstündür ya… şu halde ziyayı da mertebe bakımından nurdan üstün bil!
hiç kimse gidilecek yolu ay ışığıyla görmedi de güneş doğunca yol meydana çıktı, göründü. güneş, alınacak, satılacak şeyleri güzelce gösterdi de bu yüzden pazarlar gündüzleri kuruldu. kalp akçeyle sağlam akçe iyice ayırt edilsin, kimse hileye kapılmasın, aldanmasın diye.
güneşin ziyası yeryüzüne adamakıllı vurdu, alışveriş edenler için alemlere rahmet kesildi. fakat bu, kalpazanların istemedikleri bir şeydir. onlara pek ağır gelir bu iş… çünkü güneşin nuru, onların işine kesat verir, kalp akçeleri görünür, fark edilir de geçmez olur?
kim bu mesnevî’yi masal diye okursa, onun için masaldır. fakat kendisinin halini bu kitapta gören kişi de er kişidir.
**kalp akçeyle sağlam akçe= doğru görüşler ile bozuk görüşler**
(mesnevi’den)



