Anlayışta YenilikAşk - Sevgi

Hayatın Tekrardan İbaret Olması

Şuurun mertebeleri sonsuzdur.

insan bilincine herhangi bir had, limit konulmamıştır.

eski tasavvuf ehli, bir bilinç noktasında donup kalmamak için sefere çıkarlardı. sürekli yeni yerler görmek, yeni deneyimler yaşamak bilinci geliştirirdi. ancak böyle bir yöntemin hem uygulanabilirliği hem de verimi oldukça düşüktü.

12. asırda buhara’da yaşamış büyük sufi üstadı abdülhalik gücdevani hazretleri, yepyeni bir ekolün kurucusudur ve 11 tane prensip vaz’ etmiştir. bu prensiplerden biri de, “sefer der vatan’dır”. anlamı, sufinin seferini dış alemde değil, iç aleminde yapması; gördüklerini değil, gözünü yani bakış açısını değiştirmesidir.

ne yalanlarda var, ne hakikatta,
gözümü yumdukça gördüğüm nakış.
boşuna gezmişim, yok tabiatta,
içimdeki kadar iniş ve çıkış.
(nfk)

deneyimin iç aleme çekilmesi, çevreye daima yenilenmiş bir bilinçle bakılması, “sefer der vatan” prensibinin özünü oluşturur. zaten o ekol de böyle bir sonuç verecek şekilde sistematize edilmiştir.

“bir günü bir gününe eş olan, aldanmıştır” hadis-i şerifi de bize aynen bu dersi verir. her gün yeni bir bilinç mertebesinde olmamız gerektiğini ihtar eder. ancak bu sonucu verecek bir yöntem geliştirmek ayrı bir meseledir.

ünlü rus devrimci troçki de “sürekli devrim” ilkesini savunmuştur. ancak onunki büyük bir hakikatten bir kıvılcım halinde siyasi bir söylemdir yalnızca. biz troçki’nin bu ilkesini iç alemimize uyguluyoruz. şuurumuzu durmaksızın geliştirmeye çalışıyoruz.

şuur mertebelerinde sürekli tırmanmanın pek çok neticesi vardır elbette. bunlardan başlığımızla ilgili olanı ise, her şuur mertebesinde algımızın topyekün değişmesidir.

bir şuur mertebesinden diğerine geçen kimsenin dünyası tamamen değişecektir. her günkü çevresi, eşyası, insanlar gözüne bir başka gözükecektir. mesela ben mesnevi okurken bunu pek çok defa yaşadım. daha önce sayısız kez okuduğum bir mesnevi hikayesini sanki ilk kez okuyormuşcasına hayret içinde kaldığım çok oldu; çünkü çok katlı anlamlar içeren o hikayenin daha önce hiç farkında olmadığım yeni bir katı bana açıldı.

kainat dahi böyledir. zira kainat kevnî(oluşsal) bir kuran’dır. şuur seviyemiz değiştikçe, kainat bize peçelerinden birini indirir ve yepyeni bir yüzünü sunar. artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. bunun sonsuza kadar bu şekilde gitme potansiyeli vardır.

sonuç: donduğun noktada artık canlı ve diri değilsin; ölüsün. senle beraber tüm alemin dahi ölmüştür. o yüzden içinde bir matem havası hissediyorsun.

güzellik hep yeni, yenilik güzel,
dostunu bulan aşk sonsuz ömürlü,
sevgili bayatlar ama aşk yeni.

kalbinde birleşik ebedle ezel,
ateş çubuklarla kalbin mühürlü,
bizim köyde ara pörsümeyeni!..
(nfk)

isnetus 23.08.2019 11:07 isnetus

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu