HakikatTasfiye ve Tezkiye Süreci

Hakikate Ulaşmanın Bilinen En İyi Yolu

İşin aslı hakikate ulaşmanın yolu falan yoktur.

allah dilediğini kendine seçer. sonra da o şahsın yetişmesi için gerekli olan her neyse, kendisine nasip edilir.

hakikat ehlinin halk arasında ünlü olmak gibi bir derdi bulunmaz. bu yüzden onlar gizlidirler.

halk hakkındaki düşünceleri ise şudur:

“onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkın”…

halbuki halk arasında bilinir olmak, şöhret, para kazanmanın devrimizdeki en garantili yoludur. paranın yanında saygı, değer ve itibar gibi ekstralar da kendiliğinden gelir.

işte hakikat ehli ile sahteler arasındaki fark bu noktada hemen belli olur. hakikat ehlinin halkın itibar etmesine, saygı göstermesine zerre kadar ihtiyacı yoktur. onların yegane derdi haktır, halk değildir.

şarkıcı, film yıldızı gibi ünlü tayfa bir yana, bir de kendini halka düşünür, hakikat arayıcısı gibi pazarlayanlar vardır. bu şekilde para ve itibar devşirenlerin tamamı üçkağıtçı ve şarlatandır.

peki hakikat ehli hiç mi halk içinde gözükmez?

eğer halkı davet için vazife verilmişse elbette gözükür. ancak bunlar nadirattandır. hakka vasıl olduktan sonra onlara emredilir, “kullarımı bana getir, onlara yolu göster”…(“lâ ilâhe illallâh” ile hakka vasıl olurlarken, “muhammedür resûlullah” ile halkın arasına geri inerler)

bu zatlar istemeye istemeye halkın arasına, yani hayvanat bahçesine geri döndürülürler. kimileri dar kadro çalışması yapar, kimileri de aynı anda hem dar kadro, hem de kitle çalışması yapar. kitle çalışması ile halkın genel seviyesini kabul edilebilir seviyeye çekmek isterler. dar kadro çalışması ile de istidatlı olanları ayırıp onların hakka vasıl olmasını sağlarlar.

sadece nur bedeni ile vasıl olmuşlardan, yani kalp tasfiyesi ehlinden de halk arasında çalışma yapmak için görevlendirilenler çıkar kimi zaman. ancak bunlar bağımsız çalışamazlar. mutlaka tam kemal ehli, yani hem nur hem de nefs bedeni ile vasıl olmuş bir zatın gözetiminde iş yapmak zorundadırlar.

kısacası, hak tarafından görevlendirildi isen veya görevli zatın emrinde iş yapıyorsan sorun yoktur. diğerlerinin tamamı kendilerini helak ederler…

isnetus 15.05.2025 08:46

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. “halk hakkındaki düşünceleri ise şudur:

    “onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkın”…

    Bu tarz bir zihniyete sâhib olmak âyet-i kerîme ile naklonunan İblis’in

    “ben ondan hayırlıyım” sözünün biz onlardan hayırlıyız” şeklinde ifâde olunması olmaz mı? Hele âyet-i kerîmede:

    Bakara 13. Ve onlara: «Siz de nâsın imân ettiği gibi imân edin,» denilince derler ki: «Biz o sefihlerin imân ettiği gibi imân eder miyiz?» Muhakkak biliniz ki sefih olan ancak kendileridir. Fakat bilmezler.”

    şeklinde ihtârda bulunulurken Yine İsnetus’un yazısı https://www.isnet.us/seytan-7.html

    “kendini değerli biri birim olarak görmek…

    diğerlerinden üstün görmek…

    diğerlerini şeytan olarak görmek…

    aslında siz kendiniz şeytan olmuşsunuz da haberiniz yok…”

    denmiyor mu?

    Bilmiyorum, ben mi bir şeyleri yanlış okuyorum?

    1. hakikat ehli olanı olduğu gibi görür

      kendini insanlardan üstün görmez

      zaten kendilerini de görmezler

      ancak hakkı görürler

      Not: Siteye yöneltilen sorulara ilişkin cevaplar bizzat İsnetus tarafından değil, site yönetimi tarafından yanıtlanmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu