
Maksuduna hazmede hazmede değil de, hızlıca vasıl olanın halidir meczupluk.
evet meczup hakka vasıl olmuştur, ama onun olgunluğuna sahip değildir. mertebeleri çok hızlı aştığı için doğru düzgün deneyime sahip olamamış, görüp geçirmemiş, tecrübe kazanamamıştır.
mesela iki tane ticaret ehli düşünün…biri daha yirmi yaşında iken birden şansı yaver gidiyor ve zengin oluyor. diğeri ise kırk yıl boyunca piyasada mücadele ediyor. bir kaç kez iflas ediyor, ülkenin içine düştüğü ekonomik krizlerde ayakta kalma savaşı veriyor, sayısız defa ödemeleri yapılmıyor, nice insanlar görüyor tanıyor, acaip durumlarla karşılaşıyor…nihayet kırk yıldan sonra zengin oluyor.
şimdi bu ikisi hiç bir olur mu?
yirmi yaşında zengin olan, sonradan görmedir, hamdır. zenginliği belki de onun ahlakını daha çok bozacaktır. reel dünyadan artık kopmuştur. parası sayesinde kendi fantazi dünyasında yaşamaktadır.
kırk yıl sonra zengin olan ise dünyanın hallerini çok iyi bilmektedir. hatta onları iliklerine kadar hissetmiştir. bu kimsenin olaylar ve insanlar hakkındaki hükümleri çoğunlukla doğrudur. hemen hemen hata yapmaz. baş edemediği için dünyadan ve gerçeklikten kopup, fantazi alemlerine kaçmaz; çünkü dünya denilen oyunun ustası olmuştur artık.
ben meczuplar gördüm, asla laftan sözden anlamıyorlardı. kendi hayal ve fantazi alemlerine dalmış, çıkmayı reddediyorlardı. işte o zaman kendi kendime dedim: “rabbin terbiyesine karışmayacaksın, insanın doğal gelişimine müdahale etmeyeceksin. bir parça teşvik yeterlidir. gerisi kişinin kendisine kalmıştır ve onun ile rabbi arasındadır. müdahale etme, meczup edersin…teşviksiz bırakma, şaşkın edersin”…
not: bulunduğu bilinç basamağının hakkını veren kişiye, bir üst bilinç basamağına yükselmenin yolu mutlaka gösterilir. zira ilahi düzen bu şekilde kodlanmıştır.



