Tasavvuf (Seyr-i Süluk)

Hiçlik ve Hakikat Üzerine Bir Sorun

Felsefi kavramlarla zırvalamayı ilgilisine bırakıp, ben fırsattan istifade meselenin tasavvuftaki karşılığını vereyim.

adem= yokluk (âdem değil, “a” harfinin üzerinde uzatma yok)
îdam= yok etme
mâdum= mevcut olmayan, yok olan.

mesela bir bina düşünün. bu binanın yapım tarihi bellidir. o tarihten önce bu bina yok idi. ancak binanın projesi kağıt üstünde vardı; hatta daha da önemlisi mimarın zihninde vardı.

aynı misali tanrı için de düşünebiliriz. varoluş minicik bir karıncadan, dev galaksilere kadar yaratılmadan önce levh-i mahfuzda* proje olarak mevcuttu; hatta ezeli olarak Allah’ın ilminde bulunuyordu.

bu durumda herhangi bir varlık için “önceden yok idi; şimdi var ve sonra tekrar yok olacak” hükmünü verebilir miyiz?

hayır veremeyiz; ancak şöyle diyebiliriz:

ilim dairesinden çıktı ve kudret dairesine girip maddi varlık kazandı; sonra tekrar ilim dairesine dönecek. tanrı için unutma söz konusu olamadığından, her şey aslında bir nevi ebedi hayat sahibi.

isnetus 29.10.2017 22:05

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu