
Peygamber iki kızını da, hz. Osman’la nikahlamayı uygun görmüştür. peygamberin beğendiği ve takdir ettiği bir kimseyi beğenmemek mümkün mü?
Hz. Osman’a peygamberin iki kızını almak hasebiyle zinnureyn(çift nurlu) lakabı verilmiştir. ancak bu hadise işin sadece zâhir yüzüdür.
bâtın itibariyle hz. Osman, hem nübüvvet, hem de velayet nurlarından eşit ağırlıkta olmak üzere, çift nispete sahiptir.
bütün sahabe kadrosu peygamberin kemalatının tafsili ve açığa çıkmış bir görüntüsünü bizlere sunarlar. yani her bir sahabide peygamberin bir vasfı ve özelliği görünür hâle gelmiştir.
hz. Ebubekir, Peygamberdeki ihlas, samimiyet, dürüstlük, fedakârlık ve güvenilirlik(el-emin) gibi özelliklerin yansıdığı bir mahaldir ve kendisi hz. ibrahim ve hz. isa fıtratındadır.
hz. ömer ise peygamberdeki adalet, ölçü ve mizanın bir tezahürü olarak, fıtraten hz. musa’ya ve hz. nuh’a benzer.
hz. ali, peygamberin ilmini yansıtan bir mahaldir ve kendisi hz. isa’nın kademi altındadır.
bu zatlara karşı edebini koruyamayan kimseler(hz. osman’ın vasfı olan edep) bir nevi o sıfatları inkar etmiş olurlar. kişi inkar ettiği şeyden perdelenir. varlıktaki kural budur.
mesela hz. ömer’i inkar edenden adalet, hz. ali’yi inkar edenden ilim ve hz. osman’ı inkar edenden de edep bekleyemezsiniz. çünkü onlar inkarlarıyla kendilerini bu özelliklerden müstağni kılmışlardır.
din yalnızca edeptir. edep ise hadlere(sınırlara) riayet demektir.



