ŞeytanBoyutsal KatmanlarKuran, Kainat ve İnsanMelekZikir (Titreşim Frekansı)

İnsan 4

Hem melekler hem de iblis tarafından hor görülen bir varlıktır insan.

topraktan/maddeden yaratılmış olması itibariyle insanı melekler kendilerinden aşağı görmüştür; çünkü melekler madde aleminin varoluş katlarındaki en düşük titreşime sahip boyutu olduğunu, dolayısıyla bu boyutun sakinlerinin kaba, vahşi ve her türlü kötülüğü çekinmeden yapacak varlıklar olacağını kendilerindeki ilimle biliyorlardı. meleklerin kendileri ise son derece yüksek frekansla titreşen boyutlara ait oldukları için latif ve masum varlıklar idiler.

basit bir mantık gereği günahtan arınmış olan varlıkların her türlü kötülüğü çekinmeden yapabilecek bir varlıktan yani insandan üstün olacağı açıktı. melekler de öyle düşündüler; daha doğrusu mantıki diyalog kutusu ürettiler; zira melekler gerçekte düşünmezler; bir bilgisayar yazılımı gibi algoritmik işlemler yaparlar sadece. ancak kudret-i ilahiyenin hikmetle iş gördüğünü ve abes iş yapmayacağını da bildikleri için, kendi mantıklarına ters olmasına rağmen, rıza gösterdiler ve boyun eğdiler. islam zaten boyun eğmek ve teslim demektir.

iblis de meleklerle aynı tepkiyi verdi ve insanı kendinden aşağı gördü. iblis enerji yapılı bir mahluk idi ama sonradan kazandığı yeteneklerle meleklerin ait olduğu yüksek frekansla titreşen boyutlara çıkabiliyordu. dolayısıyla kaba madde boyutuna ait olan insanın asla kendisine denk bir varlık olamayacağına hükmetti. iblise göre insan yalnızca bir hayvan türü idi.

toprağın/maddenin faziletini hiçbiri anlayamamıştı. evet, toprak alemin en kaba, en yoğun, titreşimi en düşük boyutudur. dolayısıyla bu boyutun sakinleri de mahlukatın en kaba saba ve en vahşi canlılarıdır. ancak işin sırrı şudur ki, madde aleminin bu curcunalı ortamı bilincin gelişimi için en ideal imkanları sunar. diyalektiğin en iyi işlediği yer madde alemidir. burada zıtlıklar en keskin şekilde yaşanır. duygular en geniş skalada ortaya çıkarlar. bir meleğin veya şeytanın asla bilemeyeceği duyguları tadar insanoğlu.

bir kedi yavrusunu tüm şefkatiyle sever, sonra gider iş yerinde arkadaşının arkasından işler çevirir; ayağını kaydırmaya çalışır; dedikosunu yapar. diğerinden nefret eder; öbürünü sever; bir diğerine aşıktır. bu şekilde aynı anda sayısız birbirine zıt ve girift duyguları yaşar. o bir yönüyle hayvandır, bir yönüyle şeytan, diğer yönüyle ise melektir. işte insandaki bu çok yönlülük ve madde aleminin çetin şartları ona şuurun en yüksek katlarına tırmanma imkanı sağlar. böyle bir insana melekler bile imrenir. ancak kılıç çift taraflı keser. bu yetenekler tersine kullanılırsa, bu sefer de şeytanlar bile insanın kötülüğünden dehşete düşüp kaçışırlar.

işte bu yüzden insan kainatın gözbebeğidir. anlatılan yüksek istidadı sebebiyle en yükseğe ancak o çıkabildiği gibi, en dibe de ancak o inebilir. melekler de şeytanlar da insanın ancak birer farklı yüzleri ve cüzleri hükmündedirler. dışarda ayrıca bir şeytan ve melek arama gafletine düşmeyelim.

isnetus 06.12.2018 19:33

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu