Ego TavrıBilimBoyutsal KatmanlarCennet ve CehennemDin, Evrensel Düzen ve SünetullahKainat ve İnsanKuranKuran, Kainat ve İnsanNefs, Benlik-EgoŞuur-Yüksek Şuur-Düşük Şuur

İslam Nedir?

Sık sık duyarsınız… islamda şu islamda bu… islamda şöyle islamda böyle…

hayırdır dostum! Allah’tan franchising falan mı aldınız siz? kim verdi size bu yetkiyi? hem İslam dediğiniz ne ola ki?

bunlar akıllarınca desteksiz laf etmemek için bir referans noktası ararlar. bunu da kuran ve hadis diye tespit ederler. bir kısmı geçmiş bilginleri referans alırken, bir kısmı da sadece kuran’ı referans almayı tercih eder.

ancak hiçbiri bu yaptıklarının çok büyük bir ego hilesi olduğunun farkında değildir. gerçi farkında olsalar bile yollarını değiştirirler miydi ondan da pek emin değilim; çünkü bunların samimiyet sahibi olduklarını düşünmüyorum. bu denli düşük şuur seviyesinde samimiyetin kırıntısı bile olmaz. olsa olsa egoyu beslemenin ve yaşatmanın derdi olur.

bunlar eksik kişiliklerinden doğan son derece zayıf pozisyonlarını, Allah’ın arkasına saklanarak telafi etmek isterler. onların bu hallerini karikatürize edersek, Allah’ın arkasına saklanıp bize dil çıkaran çocuklar mesabesinde olduklarını görürüz.

Hz. Ömer bir gün ibn abbas’ı çağırır ve ona “kitabımız bir peygamberimiz birken, bizler niçin ayrılığa düşüyoruz?” diye sorar. ibn abbas cevap verir “ayetler inerken biz ordaydık. ne için indiklerini biliyoruz. halbuki yeni nesiller bunları bilmiyor. hepsinin ayetleri farklı farklı anlaması normaldir” der. Hz. Ömer önce bu cevaptan çok rahatsız olur ancak sonraki günlerde ibn abbas’ı çağırıp onu takdir eder.

peygamberin vefatından henüz kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen kuran farklı farklı yorumlanmaya başlanmışsa, aradan 1400 yıl geçtikten sonra iş ne dereceye varır düşünün. üstelik aradan bunca zaman geçtikten sonra mesele artık sadece yorum farkı da değildir. araya çok büyük kültür ve dil bariyerleri de girmiştir.

– malumunuz olduğu üzere norveç her açıdan gelişmiş bir ülkedir ve halkını refah, barış, huzur içinde yaşatabilmektedir. yemen, bangladeş, pakistan ise sefalet içindedirler ve hemen hemen hepsi insanlığın öldüğü yerlerdir . bunun tam tersi olması gerekmiyor muydu? çünkü sözü edilen ülkelerde kuran var, norveç’te ise yok(ama onlar dünyayı sömürdüğü için gelişti diyenler bu meseleyi anlamaktan çok uzaktırlar. onlar ümitsiz vakadırlar).

+ belki de biz meseleyi çok yanlış anladık. belki de asıl kuran şu devasa kainattır. onda gördüğümüz her bir unsur da Allah’ın bir ayetidir. yine insan dahi kainatın mikro ölçekte bir kopyası olmak hasebiyle o da bir kuran’dır. bu anlamda kuran’a uymak ise evrendeki düzenin kurallarını keşfetmek ve ona uyumlu davranmak demektir. işte din de zaten budur. evrendeki düzenin kuralları yani sünnetullah bilgisidir. islam ise o kurallarla uyumlu olmaktan ibarettir. islam, teslim, selam, selamet hep aynı kökten gelen kelimelerdir. yani demek oluyor ki, evrenin kurallarına zıt düşmeyip onlarla uyumlu olmayı başarırsan, her türlü nimeti elde edersin. bu seni selamete, refaha, feraha çıkarır.

batı “bilim” adı verdiği yöntemle işte bu noktada şeklen de olsa kuran’a, dine yani kainatın kurallarına uyumlu olmayı başarmış ve bu çalışmasının da ödülünü bol bol almıştır. evet arkadaşlar norveç’in refah içinde olması müstehaktır; çünkü onlar kuran’a daha uyumlu bir toplumdur. bangladeş, pakistan, yemen ise orta çağın dogmatik din yorumu aşamasında kaldıkları için sefalet içinde yaşamaktadırlar.

batının bilimi için kainatın kurallarına şeklen uyum çabası dedik…çünkü kainat boyut boyuttur; sadece madde ile sınırlı değildir. maddenin bir kademe arkasında enerji boyutu ve onun da arkasında nur boyutu vardır. bu boyutların her birinin ayrı ayrı kurallar seti ve onlarla ayrıca uyumlanma süreçleri vardır. elbette bunlar başarılınca ona göre kazançları vardır. mesela nur boyutu(melekût alemi) ile uyumlanan kişi büyük bir iç huzuruna kavuşur. dünyadaki iç huzuru, ölüm ötesinde de cennetler olarak devam eder.

o yüzden biz sadece maddenin değil her boyutun uyumunun yani islamının peşindeyiz.

Allah bizi dogmatik bilinç aşamasından tez zamanda kurtarsın ve günümüze uygun bilinç seviyesine erdirsin inşaallah. amin.

 isnetus 08.05.2021 11:12 ~ 13:11

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu