Evrendeki Düzen Tesadüf Olabilir Mi
– İsnetus, sen sık sık evrendeki düzenden bahsediyorsun ve pek çok işleri hep ona atfediyorsun. bu yaptığın islama ters düşmüyor mu biraz? niçin allah demiyorsun?
+ çünkü evren gerçekten de başlı başına bir düzendir, yazılımdır ve kendi kimliği ve tüzel kişiliği vardır bir nevi. evet bu düzen ilahi isimlerin bir zuhurudur. ilahi isimler dahi allah’ın zatına bağlı oldukları için elbette son tahlilde allah’a irca olur her iş. mülk yalnızca allah’a aittir, ortağı yoktur.
– peki niçin doğrudan allah demek yerine araya nedenselliği(illiyet) sokuyorsun?
+ bunun iki sebebi var:
1. eski devirde ilim yeterince gelişmediği için evrenin sırları fazla bilinmiyordu. evrendeki nedensellik zinciri hızla geçilip hemen son halkaya yani allah’a ulaşılıyordu. her işin son noktasında allah’ı bulmak imanın şiarıdır. bunu sadece iman ehli yapabilir. inkar ehlinin, kalp(altbeyin) gözleri kör olduğu için, nazarları nedensellik zincirinin son halkasına ulaşmaz. onlar evrensel düzenin kurallarını görmekle yetinirler. hikmetlerini çözmeye büyük önem verirler ve onları günlük hayatta kullanıma sokarlar. inkar ehlinin “bilim” dediği budur.
bizler iman sahibi olarak daima son halkayı yani allah’ı görmeyi hedefleyeceğiz tabii ki… ancak bu sefer nedensellik zincirini çok hızlı geçmeyeceğiz. bir gözümüz son halkada olacak ama, aynı zamanda evrenin hikmetlerini de devşireceğiz… ki inkar ehlinin bu alandaki üstünlüğüne son verebilelim. aksi durumda başımıza nelerin geleceğini herkes biliyor.
2. nedensellik zincirini çok hızlı geçmek veya direkt son halkaya atlamak, yani allah’a ulaşmak, batı propagandasına maruz kalmış insanlarda mitolojik bir din algısına ve sonuçta da inkara yol açıyor. adam, “bu ne biçim tanrı? üç bira içtim diye beni niçin cehenneme atıyor? çocukların ölmesine niçin izin veriyor vs…” gibi akıl oyunlarına düşüp inkara gidiyor. tüm bunlar nedensellik zincirinin çok hızlı geçilmesi sebebiyle oluyor. halbuki cennet veya cehennem bir bilinçtir. sen dünya hayatındaki tüm faaliyetinle bilinç bedenini kendin inşa ediyorsun. o bilinç bedenin de ahirette fizik bedenin oluyor. dışardan birinin seni cennete veya cehenneme gönderdiği yok…hepsi kendi kazancın…
işte bu iki ana nedenle, devlet-i aliye’nin yani evrendeki en büyük nizamın kurallarını anlamayı, çözmeyi ve uyumlanmayı günümüz insanı için zorunluluk olarak görüyorum. klasik ekolün din anlayışı yeterli gelmiyor artık. hem sözü edilen nedenlerle bu devir için yeterli değil, hem de 1400 yıldır yorumlana yorumlana ifrazat(gereksiz fazlalık) ile kirlenmiş durumda.
(bkz: mükemmellik bazen kusurlu olmayı gerektirir/#127125581)



