Tüm tarım toplumlarında kadının statüsü düşüktür; çünkü tarım toplumları, büyük ölçüde fizik güç üzerine inşa edilmiştir. tarım üretimi, savaş, hep fiziksel güç ve kondisyon gerektiren faaliyetler idi. 20-30 kiloluk zırhlar giyip, bir de üstüne ağır kılıç ve kalkan kuşanmak bir kadının başarabileceği iş değildir. dolayısıyla tarım toplumlarında tüm sosyal ilişkiler o eksende teşekkül etmiştir.
sanayi toplumlarında, hele onun çok daha gelişkin bir formu olan bilgi toplumlarında(bence bilgi toplumu ayrıca bir aşama değildir) fizik gücün önemi neredeyse kalmamıştır.
kanaatimce sanayi toplumu aşamasına geçişle birlikte kadının statüsü kendiliğinden yükselecektir. bu kaçınılmaz bir süreçtir ve meselenin dinle, imanla alakası yoktur.



