Bir Ateistin Huzur Bulması İçin Gereken Şey
Bilindiği üzere kelime-i tevhid yani “la ilahe illallah” sözü iki parçadan oluşur. birinci kısmı(la ilahe) nefy/red manasını taşır.
kişi “la ilahe” demekle, başta hayalinde kurguladığı tanrı olmak üzere ilahların hepsini reddeder. “illallah” kelimesi ile de, varlığı tümüyle Allah’a tahsis eder. nefyden/redden en büyük darbeyi ise kişinin bağımsız bir varlık zannettiği, vehmettiği kendi benliği alır.
gerçekte var olmayan ama, var zannedilen “benlik” gaiplere karışır. böylece en büyük ve en azılı ilah olan kişinin kendi benliği ölmüş olur.
peki geriye ne kalır?
Allah, sadece Allah…
gördüğümüz ve göremediğimiz kısmıyla bütün varlık onun zuhurudur. her mertebede yalnızca onun var olduğu ve ikinci bir varlığın, bağımsız bir varlığın mevcut olmadığı ortaya çıkar.
o zatı itibariyle tek’dir ama isimleri ve isimlerinin sayısız terkibi çokluğu oluşturur. mesela ilk nazarda bir çiçeğin bile 20-30 ilahi isimden müteşekkil olduğu görülebilir.
o çiçek cemil ve latif isimlerinin açığa çıkış mahalli olması itibariyle güzeldir.
musavvir ismiyle belli bir şekle, forma sahiptir.
muhyi ismiyle canlıdır.
hakim ve alim isimleriyle sayısız ilişkilerin ve nedenselliklerin bir ürünüdür.
vs…vs..
işte ateist daha doğrusu tahkikçi bir ateist aslında gayet zor bir iş olan nefy yani “la ilahe” kelimesini söylemiş ve bütün ilahları çöpe göndermiştir. “tanrı öldü” demiştir. gayet de iyi yapmıştır.
bektaşi gibi yalnızca sözün başını söylemekle kalmayıp sonunu da(illallah) getirebilseydi evliyalara karışır ve büyük bir marifet elde ederdi. heyhat….
http://isnetus.wordpress.com/2014/12/08/ateist/



