Kadir Mısırlıoğlu’nun Evrensel Bir Münevver Olması
Calinus, öğrencilerine “bana filan ilacı getirin” dedi. öğrencilerden birisi tepki gösterdi ve dedi ki, “ ey her fenni bilen üstad, bu ilacı delilik için verirler. delilikse senin aklından çok çok uzak. bu sözü bir daha söyleme!”
calinus, “ geçenlerde yolda giderken bana bir deli baktı. bir müddet derin derin süzdü. bana göz kırptı; sonra saldırıp yenimi yakamı yırttı. eğer benim onunla bir münasebetim olmasaydı, o ebleh suratlı nasıl olur da bana yüz çevirirdi?
eğer bende kendisiyle bir ortaklık, bir münasebet görmeseydi nasıl olur da bana gelip çatardı? nasıl olur da kendi cinsinden olmayana musallat olurdu? iki kişi birbiriyle uzlaştı veya birbirine sataştı mı, hiç şüphe yok ki aralarında bir ortak payda vardır. kuş ancak kendi cinsinden olan kuşlarla uçar. kendi cinsinden olmayanla sohbet adeta mezara girmedir” diye cevap verdi.
(mesnevi’den)
not: biz diyalektiği hegel ve marx’dan değil Mevlana’dan öğreniyoruz. görüldüğü üzere kendisi diyalektiğin özünü ve esaslarını herkesin kolayca anlayacağı biçimde, üstelik tüm yönleriyle deruni olarak anlatmayı başarıyor; çünkü mevlana asırların hocasıdır. kürsüsünde insanlığa ders vermeye devam ediyor. bu prensipleri psikolojiye ve toplumsal vakalara uygulayabilirsek ne tür sonuçlara ulaşabileceğimizi sizin tahayyül kudretinize bırakıyorum.



