
Kıskanmak vs İmrenmek
Kıskanmak = haset = kes yapıştır ; yani allah’ım ondan al bana ver veya ondakini yok et, elinden al, bana ver.
imrenmek = kopyala yapıştır = allah’ım ondaki güzel nimetten bana da ver.
şu dünyada asla iflah olmayacak, onmayacak iki güruh varsa, onlar hasetçiler ve taassup ehlidir.
haset sahibi olan insan, kesinlikle şuur mertebelerinde yükselemez; en dipte çakılı kalır. o yüzden hasetlik illeti üzerinde önemle durulmalıdır.
nimet sahiplerini gördüğümüz zaman, taksimatın ezelde yapıldığını ve allah’ın hikmetinden sual olunamayacağını düşünmeli ve halimize razı olmalıyız. haset, allah’ı itham etmektir. “allah’ım aslında ona vermemeli idin, bana vermeliydin” demektir.
o nimetin o şahsa verilmesinin pek çok sebebi olabilir. mesela, güzel bir ahlakı vardır, mükafatlandırılmıştır. şeytana ruhunu satmıştır; karşılığında dünya zenginliği almıştır vs…bizim o sebepleri tespit etmemiz çoğu zaman mümkün olmayacaktır.
imrenmek de ise sıkıntı yoktur. “allah’ım o kuluna ne güzel nimetler vermişsin. maşaallah, gözüm yok; daha çok ver; ama allah’ım çok hoşuma gitti; bana da o nimetin aynısından ihsan eyle”
orada püf nokta, nimet sahibine dua edip maşaallah demektir. o duamız bizi dark side’dan kurtarmaktadır.
ilaveten, allah bir kuluna nimet ihsan ettiğinde, onun adına, onunla birlikte sevinebilmeliyiz. ancak böyle yapabilirsek insan oluruz.



