
Bütün kamil insanların zirve noktası ve ufku, son peygamberdir. gerçek insan-ı kâmil o’dur. diğer insanlar ona yaklaştıkça, onun rengine girdikçe, ahlaken ona benzedikçe kemalat kazanırlar. bu yolda yetişme usulü, yansıma ve boyanma suretiyledir.(in’ikas ve insibağ)
biz o zata her açıdan benzedikçe, bizim batınımıza, iç alemimize ondan bir ruh yansır. o ruh, salih amellerin gıdasıyla büyür beslenir, zaman içinde rüşd haline ulaşır ve varlık iklimimizin kontrolünü tümüyle üstlenir. ego/ben/nefs bu sebeple islama şiddetle direnç gösterir çünkü kendinin yok olup gitmesini ve başka bir zatın kopyası olmayı hazmedemez.
evet biz salavat okudukça dış planda son peygambere dua etmiş ve onun için Allah’tan rahmet istemiş oluruz. lakin bu çalışmamız aynı zamanda iç alemimizdeki ondan yansıyıp gelmiş ruha da çarpar ve onu da besler.



