Nefs, Benlik-EgoŞiir

Maske

Malumunuz olduğu üzere bizler hayatı da bir rüya olarak biliyoruz ve bu hayatta karşılaştığımız her şeyi rüya yorumlar gibi yorumlayabiliyoruz.

her yerde maskeli insanlar…

kendi kendime sordum: nedir acep maskenin manası ve hikmeti?

vakti zamanında beğenip kayıtlarıma aldığım maskeye dair bir yazı varmış. bu yazıyı veriyorum. aydınlatıcı olmasını umarım. alıntı bir yazıdır:

“insanın genelde iki yönü olduğunu belirtmek gerekir.

1- olduğumuz kişi
2- olmak istediğimiz kişi

genellikle bu iki kişi pek örtüşmez. örtüştüğü durumlara da “bilge insan” denir zaten. çoğu insan sosyal yönlendirme ve toplumsal baskılara o kadar boyun eğmiştir ki olduğu kişi olarak kalmış ve olmak istediği kişiyi boğmuştur. (türkiye de bu çok daha belirgindir. çünkü gelenekler öylesi güçlüdür ki (daha doğrusu güçlü hale getirilmiştir.) “olmak istediğimiz kişi” daha onun varlığından bile olamadan öldürülmüştür zaten. neyse bu başlı başına bir tartışma konusu.)

maskeler olmak istediğimiz kişiyi ortaya çıkarır. benzer bir açıklama da nickler için geçerlidir. sanal dünyada sizi kimsenin görme şansı olmadığı için istediğiniz nickle istediğiniz bir karaktere bürünebilirsiniz ki bu da dolaylı anlamda bir maske sayılır. (tabi yine erdal_24, okşan_28 gibi nickler konumuz dışında. onlar nickten ziyade “bakın internete giriyorum ama yaratıcılığın zerresi yok bende ben odunum” demenin bir izdüşümüdür.)

maske takarken olmak istediğimiz kişi oluruz. yani seçtiğimiz maske o kişidir. “olmak istediğimiz kişi” ise “olduğumuz kişi”ye oranla çok daha gerçek ben’dir. çünkü “olmak istediğimiz kişi” yi tamamen biz yaratırız. “olduğumuz kişi” ise kalıtsal özellikler,çevre (eğitim,kültür,aile ,gelenek,vb) ve bizim dışımızda gelişen,en ufak bir müdahalenin bile cezalandırdırıldığı bileşenlerin bir ürünüdür.ama düşünün bir kez belki de korsan olmak istiyorsunuz yada bir sokak kadını veya bir silahşör ya da kimbilir dolandırıcı,kumarbaz,kral,kraliçe,prenses veya dilenci belki de soytarı ama öğretmen,sekreter,borsacı veya memursunuz.

yani bunların pek de mümkün olmadığı bir dünyada yaşıyorsunuz. peki ne yapalım? iki seçenek var, ya olmak istediğimiz kişiyi boğmak ya da olmak istediğimiz kişi olmak. ama “olmak istediğin kişi ol” gibi parlak lafların genelde sadece laf olduklarını da herkes bilir ve sadece ergenlik çağındaki genç kızları etkileyebilir. (bkz: leo buscaglia,ipek ongun vs.) işte karnavallar burada devreye giriyor. ortaçağ avrupasında baskı altında olan halkın isyan etmesini önlemek ve bir nevi gazlarını boşaltmak amacıyla düzenlenen karnavallar bazı ülkelerde halen devam ediyor.

sonuç olarak; “olmak istediğimiz kişi” “asıl ben”dir. olmak istediğimiz kişiyi de ancak kendi dışımızda oluşturabileceğimize göre bunun tek yolu maske takmak ve “olan ben” i gizlemektir.gizlemek gerekir çünkü “olmak istenen ile “olan” birbiri ile çelişebilir hatta biri diğerine zarar bile verebilir.

bu yüzden “olan” ı ele verebilecek her şey saklanmalıdır. saçlar, eller, ten, ayak, yüz. bu yüzden maske takmak sadece yüzü kapatmak değildir. çok güzel vücudu olan bir kadın bunu örtüyle saklamalıdır ki mümkün olduğu kadar “olan” dan uzaklaşıp “olmak istediği”ne yaklaşsın (burada sorulabilecek soru: “ya olduğu ile olmak istediği aynı ise, ya da güzel vücudunu saklamak istemiyorsa ne olacak?” sorusudur. o da ona göre giyinir. örneğin rio karnavalı…

bir arkadaş maskeye dair yazdığı şiirini göndermiş:

maskelileri gördükçe kuduruyor
bunların hepsi yalancı diyordum
anlatmaya çalışıp,
kendi kendimi yiyordum

bir gün maskem düştü,
takke düştü kel göründü
aman allah’ım dedim,
gözlerimi kapatmak istedim

iyi bak, mevzuyu iyi anla dediler
bana ne başkasına bakın,
beni örtün diyerek kaçtım.

ey örtüsüne bürünen
çabuk çık oradan dediler.
bırakmadı çırılçıplak ettiler.

gelip gidip kafama gözüme daldılar
dayak gerçekten rahatlattı
sonrası daha da ferahlattı

büyük maske soyucu geldi
benden sonra dışarıyı da temizledi.
sübhanallah diyerek girdik yola.
böylesi görülmedik bir rüya!


16.04.2020 09:36 ~ 12:49
 isnetus

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu