
Düzenli olarak mesnevi okumaya başlayan bir arkadaşımızın bir müddet sonra gördüğü ikinci rüya. seyr-i süluka örnek olması babında veriyorum:
— spoiler —
“mesnevi okudukça yaşadıklarımdan sormuştunuz. yine ilginç bir rüya gördüm. bu kez ailemle başka bir evdeyiz. şu anda oturduğumuz ev değil. fakat rüyada gördüğüm ev de bizimmiş. zemin kattaki pencerelerinde plastik sineklikler var. bitanesi alttan açılmış.
altan açılmış olan sineklikli pencerede babam durmus dışarı bakıyor. dışarısı ana cadde. bir takım insanlar toplanmış. bu insanların yüzleri siyah maskeli ve hepsi silahlılar. anlamadığım bir dilden konuşuyorlar.
normalde böyle tipleri görsem korkarım ama o anda bende hiç korku yok. tüm aile fertleri ise korkup panik oluyorlar. ara sıra siyah giyimli adamın o sinekliği açık olan pencereden ellerini uzattığını da görüyoruz daha sonra annem birden bağırıyor, “babanı aldılar” diye.
pencereden bakıyorum ellerini uzatan adamın elinde bu kez kırmızı bir gül var, onu uzatıyor. babamı aldıkları için de korku panik duymuyorum. daha sonra alarm sesiyle uyandım.”(pure87)
— spoiler —
şimdi rüyanın yorumunu yapalım:
siyah giyinmiş silahlı adamlar= melekuti güçler yani Mesnevi’nin davet ettiği melek orduları.
siyah= zat tecellisi mertebesi yani “Allah” isminin mertebesi. diğer ilahi isimlerin melekleri farklı farklı renklerde olurlar.
anlaşılmayan dil= rüya sahibi henüz meleklerin dilini anlayacak seviyede değil.
baba= ruh
anne=nefs
babanın silahlı adamlarca alınması= ruh, manevi terbiyeye girmeden önce emmare seviyesine düşmüş durumdadır ve en aşağı kattadır(rüyadaki zemin kat). terbiye başlayınca meleki güçler tarafından cebri olarak yukarı katlara yükseltilir. eğer kişi çalışmalarını aksatmadan sürdürürse, ruh allah’ın huzuruna kadar çıkar. zat tecellisi meydana gelir.
gül= Hz. Peygambere işarettir. yani ancak onun yoluna girmek ve onun izini takip etmekle ruh yükselebilir demektir.



