Müzik Aleti Olan Eve Melek Girmemesi
İnsan küçük bir âlemdir, âlem büyük bir insandır.
evet şu gördüğümüz devasa boyutlardaki kainat büyük bir insandır. tasavvufta buna insan-ı kebir denilir.
insan-ı kamil tabir ettiğimiz zat, şuurunu şu küçük bedenden kurtarıp kainat ölçeğinde genişletmiştir. artık onun bedeni kainattır. biz nasıl bedenimizi istediğimiz gibi kullanıyoruz, o da kainat üzerinde aynı şekilde tasarruf eder. tabii bu söz tam doğru olmadı çünkü bu zat Allah’ın halifesi ve gölgesidir. neden?
çünkü Allah, insanı kendi suretinde yaratmıştır. suret, gölge, ise bizatihi güç sahibi değildir. gölge asla tâbîdir ve kendi mahiyeti yoktur. yani gölge ancak asıl ile kaim olduğu için gerçekte Allah’tan başka yapıp eden yoktur.
bu durumda melekler insandaki nurani, pozitif kuvvelerdir. onlar ancak insanın uzantısı ve manevi organları mesabesindedir. bu, her birimiz için geçerlidir.
makro âlemdeki melekler ise insan-ı kamilin kuvveleri olmak durumundadırlar. onların bağımsız güç olmaları söz konusu değildir çünkü her an insana secde halindedirler. mesela parmaklarımız da bize secde halindedirler.
negatif kuvveler yani cinler ise bizim negatif kuvvelerimizi oluşturur. onlar asla secde etmezler. yalan, dolan, kin, nefret, cinayet, kavga, kan dökmek, zina, alkol vs. onların gıdasıdır.
nurani kuvveleri yani melekleri olumlu düşünce, niyet, hareket, davranışlar güçlendirirken tersi durumlar zayıflatır.
müzik konusuna gelince; eğer bir mevlevi gibi musiki icra ederseniz melekleriniz(nurani, pozitif kuvveleriniz) güçlenir. ama bir pavyonda, barda dinlerseniz cinleriniz kuvvet bulur.
http://isnetus.wordpress.com/2014/08/14/melekler/



