
Hollandalı devlet adamıdır ve “maurice of nassau” diye bilinir. modern harbin babalarından biri bu şahıs ise, diğeri de isveç kralı gustavus adolphus‘tur. hollanda’nın milli rengi de bu şahsın “oranj prensi” ünvanına dayanır(oranj=portakal).
ispanya’ya karşı mücadele verirken ateşli silahların kullanımında bir devrim gerçekleştirmiş ve farkında olmadan modern çağların savaş taktiklerini icat etmiştir.
bu şahıs roma lejyonlarının taktiklerini incelerken, aynı usulleri ateşli silahlara uyarlamayı düşünmüştür. roma piyadesi, yunan phalanxlarında olduğu gibi mızrak kullanmıyordu. geniş içbükey bir kalkan ve kısa kılıçla yetiniyorlardı; ancak savaşın başında pilum dedikleri bir tür ciritle yaklaşan düşmanı salvo atışına tutuyorlardı. bir anda binlerce cirit düşmanın ön saflarını kırıp geçiriyordu.
çakmaklı tüfek yivsiz olduğu için isabetli değildi; menzili de düşük ve dolumu zaman alıyordu. maurice, bu noktada roma’lılardan ilham aldı ve tüfekli piyadeyi ardışık saflar halinde dizdi ve salvo atışını emretti. piyade düşman istikametine topluca atış yaptığında tüfeğin isabetsiz olmasının bir önemi kalmıyordu. ardışık saflar ise tüfeğin uzun dolum zamanını telafi etmek ve ateşi sürekli kılmak içindi. atışların düzenli yapılması için piyade talimleri gerekiyordu. bugün bizler askerde ayaklarımıza kara sular inene kadar yürütülüyor ve yanaşık düzen eğitiminden geçiriliyorsak, bundan bir ölçüde oranj prensi de sorumludur. o yüzden kendisine 21. yüzyıldan teşekkürlerimi(!) iletiyorum.
kırmızı urbalıların(ingilizlerin) piyade talimleri:



