Dünya ve AhiretKader'e İman-Kader Sırrı

Para Mutluluk Getirir Mi Getirmez Mi Sorunsalı 1

Adı lazım değil, üniversitenin birinde öğretim üyelerinin keyfi gayet yerindedir. şehirden uzakta ağaçlar içinde bir kampüs…kendilerine güzel güzel lojmanlar da yaptırmışlar kampüs içine…öğle yemekleri de öğrencilerinki ile aynı değil… kendilerine özel bir mekanda çok daha kaliteli yemekler ile besleniyorlar…ve en önemlisi lümpenlerden uzak bir hayat yaşıyorlar…

nefsime dikkat ettim; bir özenme belki kıskançlık duygusu tespit ettim. bunun üzerine nefsime dönüp ona dedim ki:

ey nefsim!

dünyaya gelmekten gaye rahat bir hayat sürmek midir ki? gayet rahat bir hayatın olsa da burası dünya. eninde sonunda bitecek, bitmeden önce de istesen de istemesen de sayısız tatsızlıklar yaşayacaksın.

biz dünyaya oyun eğlence için gelmedik. dünya evrenin bodrum katıdır. madde alemi evrenin titreşimi en düşük boyutudur. burası zıtların çatışma için olduğu, diyalektiğin en iyi işlediği yerdir. her şey ancak zıttıyla anlaşılabilir. çirkinlik yoksa, güzellik de yoktur. zulüm yoksa adalet de yoktur….dolayısıyla idrakın gelişmesi ve şuurun yükselişi için en iyi ortam burasıdır. biz de zaten dünyaya bu nedenle gönderildik. dünya bizim için zorlu bir eğitim kurumudur.

bir şeyin değeri ancak asıl gayeye yani eğitimimize katkısı olduğu kadarıyladır. bazen insan bir acı olayla, bir sıkıntı ile, bir yokluk ile büyük dersler alabilir. yani ilk bakışta olumsuz gibi görünen bir durum bizde büyük açılımlara neden olduysa gerçekte o durum olumsuz değildir.

kader uzman bir hekim gibidir. kime hangi ilaç gerekiyorsa ona uygun ilacı yazar. bazen insanda öyle bir şuur çarpıklığı/hastalık olur ki, tedavisi ancak fakirlik çekerek veya sıkıntılı bir süreç yaşayarak mümkün olabilir. bunun gibi kaderin sayısız ilaçları vardır ve hepsi bize çok çeşitli dünyevi hadiseler olarak gelip çatarlar.

öyleyse ey nefsim, acı olsun tatlı olsun bu dünyada başına gelen her olay sana kader hekiminin reçete ettiği bir ilaçtır. ilaç acı da olsa onu gönül hoşluğu ile içesin.

öyleyse ey nefsim, yalnızca rahatlık ve refah peşinde olmayasın. zira bazen insanın tedavisi acı ilaçlar içmeyi de gerektirebilir. onu hekime bırak…

“hakkımda hangisinin hayırlı olduğunu bilmediğim için bolluk veya kıtlık günlerimin hiçbirine aldırış etmedim” buyurmuş hz. ömer. elbette hz. ömer gibi bir zatın bu hikmetten habersiz olması düşünülemez.

öyleyse ey nefsim, sen de hz. ömer’in yolunu takip et. kaderin emin ellerine bırak kendini. bırak kendini nil nehrinin akıntısına…

isnetus 21.11.2019 13:19

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu