Nübüvvet vs. VelayetBoyutsal KatmanlarEvliyalarHatem'ül Enbiya (sav)Nefs, Benlik-EgoPeygamberlerRuh

Peygamberlerin Sonraki Peygamberleri Müjdelememesi

İnsan kabaca beden ve ruhdan oluşur. ara form olarak enerjetik beden olan “nefs” vardır ki, onu da genel bir bakış açısında bedene dahil edebiliriz. zira neticede enerji maddenin latif/ince/seyyal halidir.

hasılı, insan için iki kemalat vardır. madde bedenin ve ruhun kemalatı olmak üzere.

ruhu kemal noktasına ulaştıranlar evliyadır. bu zatların kemalatı alemde ve kendilerinde tecelli eden ilahi isimleri müşahade etmektir.

bedeni kemal noktasına ulaştıranlar enbiyadır/peygamberlerdir. bedenin kemalatı ruhun kemalatından çok çok daha üstündür. imam-ı rabbani hazretlerinin deyimiyle, evliyanın kemalatı, peygamberlik/nübüvvet kemalatına göre denizden bir damla bile değildir. arada o derece fark vardır.

evliya, mana aleminde iş görür. karşısına mana aleminin şeytanları çıkar ve direnç gösterir.

enbiya/peygamberler, madde aleminde vazifesini icra eder. karşısına insan şeytanları çıkar ve direnç gösterir.

evliyalık bir tür ruhbanlıktır.

enbiya/peygamberler ise gayet somut, elle tutulur, gözle görülür işler yaparlar. onlar dünya düzenine taliptirler.

son peygamberden sonra peygamberlik makamı kapanmıştır. ancak peygamberlik kemalatına sahip olan insanlar gelmeye devam ederler. takriben her yüzyılda bir tane olmak üzere. bunlar olgunlukta tıpkı peygamberler gibidirler ve tıpkı onlar gibi iş görürler. fakat kendilerine peygamberlik makamı verilmez, son peygambere hürmeten.

veya isterseniz şöyle de düşünebilirsiniz;

“einstein’dan sonra fizikçi gelmemiştir, gelemez”

böyle bir hüküm vermemiz, einstein’e olan hürmetimize ve de onun aşılamaz bir zirve olmasına inanmamıza istinadendir. yoksa bunun, hiç fizikçi gelmeyecek demek olmadığı açık.

not: sen böyle birini tanıyor musun? diye soracak olursanız cevabım “evet” olacaktır. hatta size de kim olduğunu söyleyebilirim;

benim bildiğim son peygamberlik kemalatına sahip olan şahıs 1600’lerde gelmiş olan imam-ı rabbani hazretleridir. bu sebeple bütün dertlerimizin devası bu zatta ve onun bizlere sunduğu ilimde gizlenmiştir.

maalesef, imam-ı rabbani islam alemi tarafından kesinlikle anlaşılamamıştır. anladıklarını zannedenler de onun sadece velayet yönünden haberdardırlar zira kendisi zülcenaheyndir yani hem velayet hem de nübüvvet kemalatına sahip olmakla çift kanatlıdır. hatta bu minvalde lakabı “sıla”dır. iki denizi birleştiren manasında.

isnetus 06.06.2014 11:02 ~ 11:57

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu