Sevginin sebebi üçtür:
1. kemal: yüksek vasıflara, üstün özelliklere sahip olmak, olgunluk
2- hüsn: güzellik
3- ihsan: sana lütufta, iyilikte bulunması
esasen bunların mahlukatta görülen kısımları ilahi isimlerin zayıf gölgelerinden ibarettir. dolayısıyla kim neyi ve kimi severse, aslında allah’ı sevmiş oluyor.
tüm sevgilerin müntehasında allah var. varlıkta tevhid ve vahdet hakikatleri o kadar câridir ki, allah’tan başkasını sevmeye imkan yoktur; çünkü başkası yoktur, biz meselenin bilincinde olmasak bile.
ayın ışığına aşık olan, gerçekte güneşe aşık olmuştur. ayın kendine ait bir ışığı yoktur; orası kuru, karanlık ve boş bir topraktır.
mevzuyu sevdiğimiz yüksek vasıflı insanlara, güzellere, bize lütuf ve ihsanda bulunanlara tatbik ediniz.
insan hayatta en büyük bedeli sevgisini yersiz kullanmaktan öder. evet insan eşini, dostunu, arkadaşını, akrabasını vs. sever. ancak insan kalbini bu sevgiler tatmin etmez, hep ötesine geçmek ister; çünkü kalp allah’a ayna olmak üzere yaratılmıştır. allah’ı bulmadıkça tatmin olmaz. ancak yanlış anlaşılma olmasın; allah ötelerde değildir. tüm o sevdiklerimizde allah’ı, daha doğrusu onun ilahi isimlerini görebilmeliyiz.
her suret ve şekil kaydında dilediğini yapan o’dur.
lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah(allah’tan başka davranış ve güç sahibi yoktur)



