Sosyalleşmek
Abbasî halifesi hârun reşid, pek akıllı nedimi behlül’e; “gel; insan içine gir de, halk senin
irfânından faydalansın!” diye bir teklifte bulunmuş. behlül; “hele bir danışayım.” diye dışarı çıkmış ve tuvaletin yolunu tutmuş.
bir müddet sonra gelmiş ve hârun’a; “danıştım; müsaade etmiyorlar!” demiş. hârun; “kim müsaade etmiyor?” diye sorunca, behlül; “heladakiler!” cevâbını vermiş. hârun’un; “ne diyorlar?” sorusuna da; ‘“biz leziz yemeklerdik; insan içine girdik de bak ne hâle geldik! sakın ha insan içine girme; sen de bizim gibi olursun!’ diyorlar.” cevâbını vermiş.
**
evet yukardaki kıssa büyük bir hakikatten dem vuruyor. ancak her bilginin ancak bağlamında doğru olduğunu da unutmayalım.
mesela 20 yaşındaki bir gencin kendini bulması, yetişmesi ancak ve ancak iyi kimselerle beraber olma şartına bağlıdır. bu gencin “insanlardan uzak duracağım” demesi ancak abesle iştigaldir; hatta bir tür psikolojik bozukluk hükmündedir.
hakikat yolunda az çok mesafe kat etmiş ve 30’lu yaşlara ulaşmış olan kimse ise yavaş yavaş insanlara karşı mesafeli olmaya başlayacaktır. bunu isteyerek yapmaz. doğal bir eğilimdir bu. evet, her şeyin bir bedeli vardır. şuurdaki yükselişin bedeli ise yalnızlaşmaktır.



