La Havle SırrıHamd ve Şüküribadet

Şükür 1

Sana gelen nimet olduğu takdirde şükür yolunu tutman gerekir. bu şükür ise üç
şekilde olur: dille, kalple ve bütün duygularla.

dil ile şükür: bütün nimetlerin Allah’ın olduğunu itiraf etmek. nefse, kuvvete,
halka, güç ve kuvvetine bir pay çıkarman şükrü bozar. birçok vasıta ile sana iyilik
yapılabilir. bunları da Allah tarafından yaratılmış birer sebep bilmen gerek.
çünkü dış görünüşte her ne kadar bazı sebepler ve deliller varsa da bunların
ötesinde ilahi kudreti sezmen gerek.

her şeyi yapan Allah’tır ; yaratan, veren, getiren o’dur . o ,
şükredilmeye herkesten daha layıktır. neden sebeplere bağlanmak doğru görülsün?
asıl sebebi de yaratan Allah olduğuna göre şükre hak kazanacak olan da Allah
olmalı, değil mi?

sana bir hediye gelse, o hediyeyi getiren güzele mi bakman lazım?.. ona mı nimet
sahibi diye itibar göstermen gerek? hayır, asıl o hediyeyi sana gönderene şükür ve
saygılarını takdim etmen gerekir. nimeti getireni görüp onun esas sahibini
unutuyorsan şu ayetin bildirdiği zümreye dahil olursun:

– “onlar, dünya hayatının dışını bilirler, bunun ötesinden gafildirler.”
akıllı kimse, işin sonunu bilendir. sebeplere bağlanan kısa akıllıdır. dışa bağlanıp
işin iç alemini unutmak bir cahillik sayılır.

kalp ile olan şükür: bu bir itikat işidir. buna inanmak lazımdır. kopmaz bir manevi
bağa sarılmak gerektir. o bağ şöyle gelişmelidir; bilmelisin: içinde ve dışında
durmanda veya yürümende ne gibi tad ve iyilik varsa hepsi Allah’ındır . hatta
yaptığın şükür bile. kalben bunları bildikten sonra dilin ona bir tercüman olmalıdır.

Allah-ü teala hz.lerinin şu ayetlerine iyice inanmalısın. çünkü kalpten bunlara
inanmış olman bir şükürdür:
– “sizde olan bütün nimetler Allah’tandır . Allah , dışınıza ve içinize
nimetlerini bol bol sermiştir.”
– “Allah’ın nimetlerini saymakla tüketemezsin. ”bunlara inanmış olan bir iman sahibi için Allah’tan başka yardımcı ve şükre layık kimse düşünülebilir mi?

duygularla olan şükür: bu da bütün duyguları ibadetle kullanmakla olur. şunu da
ilave edelim ki Allah’ın emirleri dışında hiçbir sese kulak vermemek lazımdır.
bu durumda nefis, şeytan ve şahsi arzu uyulmaması gereken şeylerdir. Allah’tan
gayri hiçbir şeye uymamak lazımdır. hele Allah’a ibadet eder gibi bir
şeye tapmak hiç olmaz. bu yapıldığı takdirde zalimler içine girilmiş olur. bu
zümreye zalim denildiği gibi haksızlıklar için cebir kullanan demek de olur. Allah’ın
emri dışında başkasına emir vermek, bir zor kullanma olmasa dahi zulümdür.
bu hali insan şahsi için yapsa da zulüm olur. bu yol, salih ve yararlı insanların yolu
sayılmaz.

(fütuh-ul gayb’tan)

isnetus 01.01.2014 16:12

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu