Nefs, Benlik-EgoAskerlikDin, Evrensel Düzen ve Sünetullah

Süper Kahraman

Amerika’lıların şu süper kahraman filmlerinden hiç hoşlanamadım ömrü hayatımda. bazen gişe rekoru kırmış o filmlerden birine bakmaya çalıştım ama nafile…bu ucube filmleri nasıl seyredebiliyorlar; bir de üstüne beğenebiliyorlar?…süper kahramanlar bana hep pelerinli palyaçolar gibi gözükmüştür…

sonra tefekkür ettikçe anlamaya başladım onlardaki bu süper kahraman düşkünlüğünün altında yatan saikleri…

ego…

ego, özünden kopmuş benliktir. bir kimsedeki benlik, özüne ne kadar uzak düşmüş ve yabancılaşmışsa o denli kendini yalnız, yalıtılmış, aciz ve zavallı hisseder.

devasa bir dünya…sonsuz kötülük…ve başına gelebilecekleri tahayyül ettikçe tir tir titreyen ego…

işte bu noktada insan bir güven arayışına giriyor. kendine göre çeşitli yollar bulmaya çalışıyor. bunların başlıcaları:

  1. büyük güçlü bir gruba üye olmak: parti, cemaat, tarikat, dernek, topluluk, çete vs…kişi, sözü edilen grubun desteğini alıp kendini güvende hissetmek ister. gruba üye olmaktaki zahiri söyleme itibar etmeyiniz. altta yatan neden, kendini güvende hissetme arzusudur.
  2. asker, polis ve benzeri devlet teşkilatlarına girmek: kurumsal gücü arkasına alıp, kendini güvende hissetme arzusudur.
  3. üst yönetici olmak: devlette, büyük şirketlerde önemli pozisyonlara gelerek kendini güvenceye alma isteği…korumalar, para, kamu gücü vs…egosu en şiddetli olanlar genelde bu eğilimde olurlar. bir kez de makam mevki ele geçirirlerse, asla bırakmak istemezler. bir generalin, bakanın, valinin gücünü düşünün…emekli olunca sudan çıkmış balık gibi kendilerini güvensiz hissedeceklerdir çünkü…
  4. din: hayatın zorluklarına karşı tutunma yöntemlerinden biridir din. ancak şuurun en dip seviyesindeki yani emmaredeki bir bilinç için din, tuhaf bir tiyatrodan öteye gitmez. tanrı, lamba cini gibi bir şeydir. zor durumda kaldığında, sıkıştığında inançlısına yardıma koşacaktır. müminimiz tanrısına dua edecek, tanrı da şipşak işi halledecektir. peki tanrı yardıma koşmazsa ne olur? müminimiz tanrıyla kavga etmeye, tepki duymaya falan başlayacaktır…bu durumdaki kişiye, “tanrı manrı yok kardeşim deyip, dünyasını başına geçirmek müstehaktır. tabi dinin hakikatini de gösterin ki, hepten ipini koparmasın gariban…(kiliseler, camiler, diyanet işleri… kurumsal din, bu tiyatronun bir parçasıdır. rahipler, hacı hoca tayfası da tiyatronun kostümlü görevlileri…)
  5. süper kahramanlar üretmek: bunlar daha çok avam avuntusudur. hayatın içinde acizlikten, korkudan, endişeden bunalmış kişi, bir anlığına da olsa kendini muazzam güçlerle donanmış hayal edip rahatlamak ister. piyangodan milyonlar çıktığını düşünüp hayal kurmakla hemen hemen aynı olgudur bu…

bizim din anlayışımızı dördüncü maddedeki bilinç sahibiyle kıyaslamayın asla. bizdeki din, evrensel düzenin kurallarıdır yani sünnetullah bilgisidir. evrensel düzenle uyum ve ahenk içinde olmaktır din bize göre; hatta tabiat kuralları dahi evrensel düzenin kurallarından bir şubedir. allah inancımız da tamamen farklıdır.(bu konu tevhidin idrakına dairdir. sair entrylere bakınız)

iman, mümin, emin, emniyet aynı köktendir. iman eden kimse, yani egosunu varoluş içinde eriten kimse, bir anda varoluşun gücünü arkasına alır ve “lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah- allah’tan başka güç kudret sahibi yok” der. sonsuz bir güven hissine kavuşur. korku, evham ve endişesi sıfırlanır.

isnetus 15.11.2019 11:28 ~ 11:48

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu