Kesilmek İçin Yatırılan Hayvan Bir Şey Hissetmez
Haksız yere insan öldürmek en büyük suçlardandır. çünkü insandaki gelişmiş akıl onda olağanüstü bir duygu çeşitliliğine ve her türden hislerin zirve noktaları görmesine sebep olmuştur. mesela bir türk takımının uefa kupası aldığında insanlardaki sevinci ve çoşkuyu düşünün. kafasına bomba yağarken sinen insanın korkusunu, düşmanla gögüs gögüse çarpışan askerin hislerini, aşkı, empatiyi, hasreti, nostaljiyi, psikolojik çöküntüyü…vs…
bütün bunlara ek olarak insandaki hayal ve vehim kuvveleri, geleceği ve geçmişi şimdiye getirip işin boyutlarını hepten değiştirir. insanı endişeye veya korkuya veya utanca sokabilir. işte bütün bu bahsedilen özellikler bir insan öldürmeyi dehşetli bir zulme dönüştürür. hem mağduru, hem yakınlarını, hem şahitleri vs. zincirleme etkiler. sadece bu tür sahneleri bir filmde seyretmek bile bazen bizi nasıl altüst edebiliyor. bir de onu bizzat yaşayanlar ve yakınları neler çekiyor bir düşünün.
peki bir hayvan neler yaşıyor ölüm esnasında? işin biyolojik kısmına girmiyorum onu uzmanı anlatsın. ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, bir hayvan akıl, hayal ve vehim kuvvetlerinden yoksun olduğu için ve sadece içgüdüler seviyesinde tepki verdiğinden çektiği acı insanla mukayese edilemez.
not: islam tarihinde hayvanların kesilmesine tahammül edemediği için et yemeyen evliya zatlar vardır. merhamet duygusu çok fazla olan kimseler elbette olabilir. onlara ancak saygı duyarız. ama bu kişiler hem merhametten dem vurup, hem de et yemeye devam ediyorlarsa dürüst değillerdir, dertleri başkadır. ayrıca Hz. Ali’den bir hikmetli sözü hatırlayalım ki yolumuzu aydınlatsın “doğruyu söyleyene bakarak öğrenme, doğruyu öğren söyleyeni de öğrenirsin”
not2: said nursi’nin ne dediği beni bağlamıyor. ben sadece kendi fikrimi yazdım.
not3: aslında mevzu hakkında çok daha fazla açılımlar yapılabilir ama mesele ilim ve tefekkür olmayıp sadece bağcı dövmek olunca sözü uzatmanın faydası kalmıyor. ortaya bir fikir koyamayıp sadece birilerine ve bir şeylere karşı olmaktan şahsiyet bulanlara ne desen boş çünkü onlar kördürler, sağırdırlar…


