Saltanat
Hz. Süleyman’ın yüzüğündeki mücevher derecesinde değerli hiç bir mücevher yoktur.
o yüzük sebebiyle o kadar ada sana, şana, şöhrete sahip oldu. fakat o yüzük de ancak yarım buğday ağırlığında bir taştan ibaretti.
Hz. Süleyman o taşı, yüzük yaptırıp parmağına takınca bütün yeryüzü, hükmüne girdi. Hz. Süleyman bu saltanatı bulup bütün âlemin hükmüne girdiğini gördü.
Sayvanı kırk fersahlık yeri kaplardı. yel, hükmüne uymuştu. bunu görünce dedi ki: “bu saltanat, bu düzen, demek ki şu kadarcık bir taşa bağlı. dünyada da, ahirette de kimsenin böyle bir saltanata erişmesini istemem. yarabbi, ben ibret gözüyle bu padişahlığın âfetini apaçık gördüm. dünyada bu kadar şatafatlı ama ahirette pek değersiz. benden sonra bu saltanatı kimseye verme!
benim orduyla, saltanatla işim yok. zembil örücülüğünü seçtim, onunla geçinip gidiyorum!”
Süleyman, o mücevher yüzünden padişah oldu ama o mücevher de onun yolunu kesti, ona bağ oldu! o yüzden peygamber olduğu halde gene de cennete, peygamberlerden tam beşyüz yıl sonra girecek.
(mantık-üt tayr-kuş dili adlı eserden)



