Uluhiyet mertebesinin ismidir. bu mertebede bütün esma-i hüsna toplu halde bulunur. esma açıldığında kainatı oluşturur. uluhiyet mertebesinin üstünün hiçbir şekilde tezahürü veya vasfı söz konusu olmadığı için, herhangi bir tanım altına giremez dolayısıyla o mertebeye sadece “hu” ile işaret olunur ki, “hu” bir işaret zamiridir ve “o” demektir. ingilizcedeki “he” de aynı anlamdadır.
râzî’ye göre ihlâs sûresinin ilk üç kelimesi (hû. Allah, ahad) üç makamı ifade etmektedir; hû mukarrebûnun(evliyanın) makamı olup makamların en yücesidir. buna göre bizâtihî var olan sadece o’dur; o’nun dışındakiler mümkün varlıklardır ve yok hükmündedirler. ikinci kelime olan “Allah” ashâb-ı yeminin(müslümanların) makamıdır. bu makamda olanlar hakk’ı ve halkı mevcut bilirler. ahad ise vâcibü’l-vücûdun(zorunlu varlığın) birden çok olabileceğini düşünen ashâb-ı şimalin(inkarcıların) makamıdır.



