
Ruh 1
İnsanın aslı, özü olan cehverdir. insana dair olan ne varsa ruhidir. en maddi, en somut olarak gördüğümüz şeyler bile aslında ruhidir ve ruhun kendini bir yönüyle açmasından ibarettir.
mesela madde boyutunda, hayvanlarla beraber müşterek yaşıyoruz. lakin iki kategori arasında muazzam bir fark vardır. her ne kadar hayvanların türlerine göre belirli bir zekaları(beynin işlem kapasitesi) olsa da, asla kendi varoluşlarının idrakında değillerdir.
halbuki en düşük zekalı insan bile kendinin farkındadır ve bu farkındalığa “ben” zamiri ile işaret eder. dolayısıyla hayvan ve insan arasındaki uçurumun kapanması asla söz konusu olamaz. zira insan tabiatın yerlisi değil, sürgünüdür. çok başka bir alemden tabiat mertebesine tard edilmiştir. ilaveten; bir hayvan ne kadar zeki olursa olsun bir kültür üretemez.
madde, ruhun elinde çömlekçinin çamuru gibidir. kendindeki her manayı madde sayesinde açığa çıkarmak ve surete büründürmek imkanı bulmuştur. böylece ondaki kemalat görünür, bilinir olmuştur.
ruh evvela maddeden kendine bir avatar beden tedarik etmiş ve o bedenin aracılığı ile bu boyuta geniş bir müdahale şansı yakalamıştır.
her türlü ilim, teknoloji, sanat dahil tüm beşer kültürü ruhun ürünüdür. hatta pastane vitrinindeki o süslü pasta bile ruhun bir pırıltısıdır.
tabii ki, kılıç çift taraflı keser. bu sebeple yeryüzündeki zulüm, fitne, fesat, şer gibi tüm olumsuzlukları dahi ruha bağlamamız icap eder. işte bu noktada ruhun karanlık yüzü ile karşı karşıyayız ki, ona “nefs” denilir. materyalizm, pozitivizm vs. inkarcı felsefeler ve marksizm, faşizm gibi ideolojiler dahi karanlık yüzden neşet ederler.
aslında ruhun isimleri saymakla bitmez.
hayatiyet, canlılık itibariyle ona “ruh” denilir.
karanlık yüzü itibariyle “nefs” denilir.
bilinçli bir varlık olması itibariyle ismi “akıl”dır.
bedene bağlanmış, irtibat kurmuş hali “kalp”tir. özellikle “kalp” tabir edilmesi, yürek ile özel bir ilişkisi olması yüzündendir.
“kalp” denilen varlık aslen ruhtur ama artık madde kaydına girmiştir. esasen diyalektik sürecin sonuncunda o yeni bir varlık olarak zuhur etmiştir. ruh ile maddenin evlenmesinden doğan çocuktur o; annesi madde, babası ruh olan bir çocuk.
her iki dünyanın özelliklerini kendinde toplamış ve çift kanat sahibi olmuştur. o çift kanadıyla zümrüdü anka kuşu olup kaf dağına konabildiği gibi, bir ejderhaya dönüşüp cehennem ateşi de kusabilir.
kainatın özü insansa, kalp de insanın özüdür.
kainat bir ağaçsa, meyvesi insandır; o meyvenin çekirdeği de kalptir.



