1400 Yıldır Mucize Olmaması
Önce mucize, keramet veya her türlü olağanüstü hâl nasıl gösterilir bilmek lazım.
klasik anlayışa göre peygamber veya evliya ellerini gökyüzüne açar, yanar, yakılır, sıkıntılı halinden dem vurur ve kendini tanrıya acındırmaya çalışır.
tanrı bakar bakar, sonra sevgili kulunun acı çekmesine gönlü razı olmaz. etrafındaki(!) meleklere “tiz şu sevgili kuluma yardım edesiniz” diye emreder. onlar da gelip o olağanüstü işi yaparlar. kimisi ise doğrudan tanrının kendisinin “yettim gâri” diye, olaya müdahil olduğunu düşünür.
işte böyle bir anlayış putperestlikten doğmaktadır. insanoğlunun madde planındaki becerisi, uzaya çıkması onu ruh planındaki iptidailiğinden kurtaramamaktadır. günümüz insanı bilgisayar kullanıyor ama ruhu Hz. Musa’nın kavminden daha gelişkin değil. zira ikisi de kendi imal ettiği madde veya kavramlara tapıyorlar.
peki işin aslı nedir?
peygamber ve evliya gelişkin ruhlardır onlar kendilerindeki ruhani kuvveleri kullanmayı öğrenmişlerdir. kendilerine göre bir hazırlık aşaması ile gerekli konsantrasyona ulaşıp kendilerindeki ruhani kuvveleri açığa çıkartırlar. işte bu hadise meleklerin yardımı veya mucizeleri oluşturur.
eğer mucize görmek istiyorsan kendi ruhani güçlerini aktive etmiş birini bulman gerekiyor. böyle biri var mıdır? varsa senle muhatap olur mu, bilmem.
ama öylesine bir ruhani olgunluğa ulaşan kişi, mucizelere bir sirk gösterisi seviyesinde yaklaşan halka, çok mecbur kalmadıkça olağanüstü hal göstermez diye tahmin ediyorum. niye başına bela alsın ki? bu halk adamı önce vezir eder sonra da rezil.
en temizi bu işi sen kendin başar. o zaman istediğin kadar olağanüstü hal gösterirsin.
inançsızlığın nedeni;
http://isnetus.wordpress.com/…inancsizligin-nedeni/



