Şuur (Nefs) MertebeleriAydınlık vs. KaranlıkSahabe-i Kiram - 4 Halife - Ehl-i Beyt

Nefs-i Levvame 1

Levvame yani özeleştiri yapan şuur, hz. Musa ile temsil olunur ve bu mertebeye yükselen kişinin bedeninde pek çok önemli enerjetik/spritüel değişiklikler gerçekleşir.

Musa’nın ağacının tutuşması bunlardan başlıcasıdır. insan bedenindeki enerjetik yapı tıpkı bir ağaç ve dalları gibidir ve tüm vücudu sarmıştır. normal insanlarda bu ağaç tamamen ölü olmasa da ölüye yakındır ve dallarının çoğu kuru veya minimum seviyede hayatiyettedir. o yüzden insanların çoğu yürüyen ölüler hükmündedir manevi açıdan.

emmare denilen ego ve tabiat seviyesinden kurtulan şuur, büyük bir fetih/açılım yaşar ve bu fetih sonucunda sakrum kemiğindeki enerji santrali faaliyete geçer. bu esnada sakrum kemiği yüksek sıcaklıklara ulaşır ve yine tüm vücut alev alev yanmaya başlar. zira sakrum kemiğindeki enerji tüm vücuda pompalanmaya başlanmıştır. bu enerji vüduda yerleşmiş karanlık enerjileri ve tortuları yakar. hissedilen yüksek ısının ve görülen alevin nedeni budur. bu yanmaya ağrı ve sızılar da eşlik edebilir.

tasavvuf ehlinde bu yaşanılanlar nurani tetikleme sonucu hasıl olur. nurlar, enerjetik yapıyı(nefsi) saflaştırırlar ve ondaki olumsuzları yavaş yavaş yok ederler. ileri aşamalarda ise bu ağaç nurdan meyveler verir. melekût alemine, nur boyutuna geçemeyenlerde ise kesinlikle o ağaç nurdan meyveler vermez. nur boyutuna geçiş peygamberlere mutlak iman gerektirir. onlara en ufak bir itiraz nur yolunu kapatır.

spritüalistler de bir takım teknikler kullanarak sakrum kemiğini açarlar ve oradaki santrali faaliyete geçirirler. ancak onlarda nur olmadığı için tüm vücuda karanlık enerjiyi salıvermiş olurlar. feth-i zulmani tabir edilir tasavvufi eserlerde bu hal. bu enerji kapkara bir yılandır. bu yılan omurgadaki kilitleri kıra kıra bıngıldak kemiğine yükselmeye başlar. bu esnada spritülistimiz korkunç acılar çeker. çekilen acılar işkence seviyesindedir. 33 omur da açıldığında, o kimseye lucifer gelir ve aydınlatır. masonların 33. derecesi budur. şimdilerde camilerde tamamen şeklen yapılsa da bizdeki 33 sübhanallah, 33 elhamdülillah, 33 allahuekber’in de sırrı bir yönden budur. (sahabe, nurani aydınlanma işlemini bu tesbihat ile yapmış. ancak hiçbir ön şartını taşımadığımız için bu tesbihat bizde şekilden öteye gitmez)

iman sahiplerinde yanma ve bir parça ağrı sızı haricinde pek bir şey yaşanmaz. ayrıca onlarda yılan, nur etkisi ile anında mesholur ve asaya dönüşür. asa, nur karşısında tam teslim olmuş enerjidir. bir ağaç parçasının sahibine karşı direnç veya irade göstermesinin düşünülemez olması gibi…sonraki şuur mertebelerinde ise sözü edilen enerji çok daha yüksek titreşim frekanslarına çıkarak, zümrüd-ü anka kuşu olmak raddesine dahi gelebilir…spritülaistlerin karanlığını çok yüksek seviyelere getirebilenlerinde ise söz konusu karanlık enerji, ateş kusan bir ejderhaya dönüşür.

isnetus 30.05.2019 13:23 ~ 14:08

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu