Allah'ı Bilmek (Marifetullah)Dünya GörüşüHakikatHatem'ül Enbiya (sav)İnsan-ı KamilKainat ve İnsanPeygamberler

Ayna 2

“Bugün hatırıma hiç bir yerde görmediğim bir mana geldi: hakikatin mazharı, aynada görünen surettir, ayna değildir. mazhar, zahirin hâlini anlatıcıdır, kendisi değildir. aynada bu keyfiyet yoktur”.
(mevlana cami hazretlerinden)

şu bir kaç cümlecik içinde nerdeyse topyekün bir dünya görüşü ve muazzam bir marifet bulunmaktadır. tahminimce, eski devrin pek çok hakikat ehli şu sözleri duyabilmek için canlarını bile verirdi.

hakikatin mazharı, aynada görünen surettir, ayna değildir = bir el aynasını güneşe tutalım. aynada güneşin bir sureti oluşacaktır.

insan dahi bir tür ayna hükmündedir. eğer insan denen bu ayna yüzünü güneşe(hakka) dönerse, aynada güneşin bir sureti oluşacaktır. işte bu oluşan güneşin sureti insan-ı kâmil’in hakikatidir. eğer insan-ı kâmil “ben güneşim-ben hakkım” dese, bu hüküm ancak bir yönden doğrudur. mutlak olarak doğru değildir. güneş ile güneşin suretinin birbirinden farklı varlıklar olduğu açıktır. ancak güneşin suretini aslından ayrı düşünmek de bir o kadar yanlış olacaktır.

şimdiye dek pek çok insan-ı kâmil gelip geçmiştir. bunların hepsi rütbece birbirinden farklıdır. peygamber efendimiz ise tüm insan-ı kâmil’lerin reisidir. bu zatlar arasındaki ilişkiyi ve hakka karşı konumlarını ise “iki ayna bir elma” misali ile anlatabiliriz.

iki aynayı birbirine karşı paralel olarak konumlandırır ve araya da bir elma koyarsak, ilgililerinin bileceği üzere görüntü sonsuzda oluşacaktır. yani ayna içinde elma, ayna içinde elma…böylece sonsuza kadar giden bir görüntü serisi üretilir. aradaki elma mutlak varlığı yani hakkı temsil etsin. elmanın aynada oluşan ilk görüntüsü ise peygamber efendimiz olmaktadır. ondan sonra gittikçe küçülen ve sonsuza giden diğer görüntüler ise rütbelerine göre diğer insan-ı kâmil’lerdir.(sonsuza giden görüntüye örnek)

insanın daha doğrusu hakiki insanın ne olup olmadığını anladık… peki bu evren ve varoluş nedir?

evren basitçe insan-ı kâmil’in tafsilidir ve varlığı doğrudan insan-ı kâmil ile kaimdir. bir çınar ağacı düşünün. işte bu ağaç evrendir. çınar ağacının tohumu ise insan-ı kâmildir. çınar ağacının tohumu belki ağaca göre çok küçüktür ama o küçüklüğüne rağmen bir koca çınarı icmali olarak(özet olarak, zipli olarak) kendinde bulundurur. çınar ağacı ise o tohumun açılmış ve tafsile gelmiş halinden başka bir şey değildir.

isnetus 09.08.2022 10:18 ~ 11:15

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram, twitter ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu