SiyasetBoyutsal KatmanlarDiyalektikRuhSavaş

Toprak Gaspedip İnsan Öldürüp Adına Fetih Demek

Tabiat seviyesinde, insanın kurttan veya diğer yırtıcılardan pek farkı yoktur. ancak hayvanlar bu yırtıcılıklarını büyük bir çıplaklıkla ve riyasızca sergilerken, insan kan dökücülüğünü, çeşitli meşruiyet ambalajlarına sarar.

sıcak savaşın bir nevi öncülü ve simülasyonu olan siyaset arenasında da işler benzer şekilde yürür.

siyaset, özünde bir kaynak paylaşım savaşıdır. bu amaçla çeşitli semboller etrafında oluşmuş çıkar grupları mücadeleye girerler. lakin hiçbiri açıkça “para ve güç bizim olmalı, pastadan en büyük dilimi biz koparmalıyız” demez; onun yerine bol bol yaldızlı sözler üfürürler.

1- de ki: “sığınırım o sabahın rabbine, 

4- düğümlere üfleyen üfürükçülerin şerrinden 

(felak suresi)

savaşta yani siyasetin sıcak çatışmaya dönmüş halinde, adına propaganda denilen tezvirat, yanıltma, saptırma, algı yönetimi vs. gibi çalışmalar en ekstrem limitlerine ulaşır. 

bu yalanlar perdesini aralamayı başarırsak arka planda bize görünecek olan, tüm çıplaklığıyla tabiatın vahşetidir. bizim sürü(millet) için bir hayat alanı lazım. bunu elde etmemiz için diğer sürülerin alanına el koymalıyız. o sürüleri de yok etmeli, arta kalanları da eritmeliyiz. hepsi bu kadar. 

bu arada hemen belirteyim ki, barış teraneleri, vicdani red vs. sürüye ihanet söylemi değilse eğer, tamamen ahmak işidir. sürünün her üyesi hayat alanını korumak için üzerine düşeni yapmak zorundadır. aksi takdirde rakipler gelip onları öldürür ve sürünün dişilerine de el koyarlar. 

dikkat ederseniz size çok kanlı ve vahşi bir tablo çizdim. gerçeğin hepsi bu kadar mı? başka bir şeyler yok mu?

elbette var.

ancak her boyutun kendine göre kuralları vardır. o boyuta bağlı olduğumuz müddetçe o kurallara zorunlu olarak tâbî olmaktayız. nasıl ki yerçekimini iptal edemiyorsak, tabiatın kurallarını da geçersiz kılamayız.

diğer boyutlarda ise bunu başarmak olasıdır. akıl, kalp ve ruh boyutlarında kendimizi tabiattan arındırmamız mümkündür; hatta bunu yapmak zorundayız ve tasavvuf ilminin başlıca konusu budur.

ruhun tabiat seviyesine indirilmesi büyük bir hikmet içerir. iki kutup arasındaki zıtlık, uçurum ne kadar fazla, çatışma ne kadar yoğunsa diyalektiğin zembereği o denli güçlü çalışır; sonuçta da şuur o denli yükselme imkanına kavuşur. bu noktada marifetin derin bir sırrı gizlidir.

“rabbin meleklere, “ben yeryüzünde bir halife(temsilci) yaratacağım” dediği vakit melekler, “biz seni överek anarken ve yüceltip dururken, orada fesat çıkaracak, kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. Allah, “ben sizin bilmediğinizi bilirim” diye cevap verdi.[bakara 30]

bu arada buyurun bir tabiat belgeseli seyredin de, anlayın madde boyutunun kurallarını.

https://www.youtube.com/watch?v=oduujipinha

isnetus 07.03.2017 10:36 ~ 10:41

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu