
Tuğçe Kazaz’ın Domuz Öldürmesi
Günlük hayatta karşı karşıya kaldığımız kişiler, olaylar, nesneler, hayvanlar tesadüfen ortaya çıkmazlar. çünkü dış dünya tamamen iç dünyamızın bir yansıması ve projeksiyonundan ibarettir.
rüyalarımız nasıl ki, zihnimizin hayal ortamına yansıması ise, dünyanın hadiseleri de zihnimizin madde aleminde zuhur etmesi ve materyalize olmasıdır.
iç dünyasına çeki düzen veren ve bilinç altını temizlemeyi başaran kimseler bu yüzden rahat ve huzurlu bir hayat sürerler. iç alemi karışık olanın da, başına gelmedik kalmaz.
muhyiddin-i arabi hazretleri füsus-ül hikem adlı eserinde bu mevzuyu geniş bir şekilde izah etmiştir. (tasavvuf terminolojisi ile)
fütuhi hikmet denilen varlıktaki bu kural sebebiyle insanın başına ne gelirse kendinden kaynaklıdır.
bırakın kötü fiil ve ahlakı, insanın bozuk düşünceleri, bozuk niyetleri, ağzı bozukluğu hep ona irrite edici olaylar şeklinde geri döner.
isterseniz siz buna “bumerang kanunu” da diyebilirsiniz.
tasavvuf ehlinin sloganı şudur:
“kim ne eder, kendine eder”



