Zikir (Titreşim Frekansı)Dua ve Bumerang KanunuEsma-ül Hüsna ve TecellileriGayret ve Tekrarın ÖnemiKalp - AltbeyinŞeytan

Zikir 8

İnsanların pek çoğunun zannettiği gibi zikir ve dua Allah’ı bıktırıp istediğini koparma tekniği değildir.

kimilerinin hayaline göre kişi oturuyor sürekli bir zikir veya duayı tekrar ediyor, allah en sonunda bıkıp meleklere emrediyor, “verin şunun istediğini de sussun. kafa bırakmadı bende”.

veya bazıları da dua ve zikri allah’a yalakalık yapıp, onu övüp istediğini koparma yöntemi olarak algılıyor.

halbuki bunların hepsi çocuk seviyesi bir tanrı ve din algısıdır. dua ve zikir gerçekte evrendeki düzenin bize sunduğu çeşitli imkanları ihtiyacımıza göre değerlendirmekten ibarettir. dua ve zikirle her şeyi başarmak mümkündür. ancak işin tekniğini bilmek şarttır.

mesela şeytandan korunmak için dua ve zikre başvurduğumuzda neler oluyor, işin mekanizması nedir inceleyelim:

öncelikle kuran’dan şeytandan korunmak için gereken ayeti buluyoruz. seçtiğimiz ayet mümkün mertebe kısa olmalıdır. zira kısa bir zikri tekrar etmek ve altbeyne indirmek kolaydır. zikirlerimiz mutlaka kuran ayeti olmalıdır. diğer zikir ve dualar ikinci derecedendir ve kuran ayetleri ile kıyas edilemezler. kuran ayetlerinin titreşimlerine tüm alem cevap verir; hatta taş toprak bile.

“ve hıfzan min külli şeytânin mârid” (saffat 7)

anlamı: tüm asi şeytanlardan koruduk.

abdestli olarak kıbleye karşı oturuyor ve gözlerimizi kapatıyoruz. sağ elimize 99’luk tesbihimizi alıyoruz. sağ elimizin orta parmağını kalp latifesine koyuyoruz ve oraya konsatre oluyoruz. işaret parmağı ile de tesbihi çeviriyoruz. dilimizle sessizce veya en fazla kendi kulağımız duyacak şekilde zikrimizi okuyoruz. tesbihi her devrettiğimizde ve yüz adet zikir tamam olduğunda, sol elimizden bir parmak büküyoruz ve sonra da açarak sayma işlemini yapıyoruz.

kalp latifesi erkeklerde sol memenin iki parmak aşağısında, üçüncü parmağın altındaki noktadadır. yüksek adetlerdeki zikirler mutlaka kalp latifesinin üstünde yapılmalıdır. aksi takdirde zikir meridyenlerde rahat dolaşamaz ve tıkanmalara ve çeşitli rahatsızlıklara sebebiyet verebilir. burası bir tür enerji dağıtım santrali gibi iş görür.

zikrimizi her gün belirli adetlerde ve olabildiğince çok yapıyoruz. sürekli ve yoğun tekrar edilen şeyler bir müddet sonra omuriliğe inerler ve otomatikleşirler. bizim de hedefimiz budur. esasen bir araba veya bisiklet kullananın veya karatecinin yaptığından farksızdır yaptığımız.

bir karateci önce hareketi aklı ile dosdoğru yapmayı öğrenir. sonra o hareketi binlerce kez tekrar eder. tekrar ede ede, en sonunda o hareketi omuriliğine indirir ve refleks haline getirir. bizim de zikir ile başarmak istediğimiz tam olarak budur.

“ve hıfzan min külli şeytânin mârid” ayetini üç beş ay yoğun bir şekilde çalıştıktan sonra nihayet bu ayet altbeyne iniyor ve otomatikleşiyor. artık altbeynimiz sürekli ve kendiliğinden bu ayeti okumaya başlıyor. ancak altbeynin ayeti okuması elbetteki lafız ile değildir; bir tür ritim iledir. o ritmin sonucunda da bir elektromanyetik alan oluşmaktadır. işte bu elektromanyetik alan vücudumuzun çevresinde şeytanlar için yaklaşılması mümkün olmayan yakıcı bir bölge oluşturmaktadır.

üç beş ay çalışıp bir kez o alanı oluşturduktan sonra, artık geri kalan ömrümüzde onun ekmeğini yeriz. kendimizi büyük ölçüde şeytanlardan ve onların vesveselerinden muhafaza etmiş oluruz. bu da huzur demektir.

başarıyla oluşturulmuş koruma alanını güncel tutmak için mesela gece yattığımızda ayeti 7 veya 21 defa tekrar etmemiz yeterli gelecektir.

not: her seferinde yalnızca bir ayet çalışılmalıdır. çok ve çeşitli zikirler iyi sonuç vermez. tekrar edeceğimiz ayetlerin içinde kesinlikle olumsuz anlamlı esmalar olmamalıdır. olumsuz esmaları içeren ayetleri çalışanların başına bela ve musibet yağar. yalnızca lütuf, ihsan, ikram, koruma içeren ayetler çalışılabilir. (kahhar, müntakim, mümit, cebbar vs…olumsuz esmalardır).

isnetus 23.10.2021 10:46 ~ 12:57 

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu