
Nezaketin Zayıflık Olarak Algılanması
Şehirler arası seyahat eden bir arkadaşım, güzergahtaki bir ilin otogarının mescidinde namaz kılmış.
otogarın mescidini tuvaletin yanına yapmışlar. tuvaletin kokusu mescide doluyormuş. üstelik mescit leş gibiymiş ve bakımsız halde imiş.
arkadaşıma o ilin belediyesine durumun düzeltilmesi için bir mail/dilekçe vermesini tavsiye ettim. arkadaş da maili atmış. attığı maili de bana gösterdi.
bir de ne göreyim?
mail son derece kaba bir üslupla yazılmış, içi tehditlerle şantajlarla dolu. chp’nin son dönemde başı oldukça dertte ya, bir de üstüne “chp, dindarlara tuvalet yanında mescidi layık gördü” türünden bir şayia yayılırsa, onlar için kötü olur düşüncesinde kendisi. bu yüzden kendini güçlü konumda hissetmiş, verip veriştirmiş.
arkadaşa dedim ki: “kendini güçlü hisseder hissetmez zorbalaşmışsın. halbuki insan her halükarda nezaketle hareket etmelidir. emmare nefsin sıfatı odur ki, kendini güçlü gördüğünde zorbalaşır, zayıf hissettiğinde ise nezaket kisvesine bürünür”.
emmare yani madde ve tabiat seviyesine düşmüş bilinçlerin dünyasında nezaket, işte bu yüzden zayıflık olarak algılanır. zaten çoğunlukla bu gerçeğin ta kendisidir.
güçlü konumda olsa bile zorbalaşmamak ve nezaketten taviz vermemek ise insanlık sıfatıdır ve pek az kişinin nasibidir. onlar en yüksek makam ve mevkide olsalar bile astlarına karşı nazik ve adil davranırlar. güç bende diye zorbalaşmaz, onları ezmeye kalkmaz, kaba saba davranışlar içine girmezler.
ancak bu noktada önemli bir incelik daha vardır ki, sırf şekli terbiye almış olmak nedeniyle nezaketten taviz vermemek başka, emmare nefsin tabiat kaynaklı zayıfı ezme eğiliminden kurtulmuş olmak başkadır.
neticede bir ingiliz lordu da nezaketten asla taviz vermez. ancak bu onun emmare sıfatından kurtulduğu anlamına gelmemektedir. değerli olan bilincin bu tabiat kaydından(zayıfı ezme, yeme) kurtulmuş olması sonucu elde edilmiş olan nezakettir.
eğer kişi nefsin söz konusu rezil sıfatından kurtulmuş ise, insanlar bunu hissedecektir. nezaketinin içi dolu olacağı için elbette insanlardan da ona göre karşılık görecektir. tüm bu süreç altbeyinlerin karşılıklı telepatik iletişimiyle sessiz sedasız gerçekleşecektir.



