•Aslan veya yılandan çok korkma da, tanıdıklardan, akrabalarından çekin, kork!
• onlarla buluşman ömrünü tüketir; onları anman, onları düşünmen, gayp âleminden kazandığını kaybettirir.
• akrabalarının her birinin hayali, susuz eşek gibi, ten kabından fikirlerini
sömürür, içer.
(dost ve akraba dediğin kimselerin hayali susamış eşek gibi, senin bedeninin kabından dinine faydalı olan fikri ve zikri emerler. bu suretle senin bedeninin kabında fikri ilahî ve zikri rabbânî şerbetini bırakmazlar. bu sebeple onların susamış eşeklere benzeyen hayallerini kalp evine sokma)
• o söz getirip, söz götüren, ahlaksız akrabalarının hayali, ab-ı hayat
denizinden bin müşkilatla elde ettiğin hakîkat çiğ tanelerini emer, kuruturlar.
• dallardaki suyun çekilmesinin belirtisi, dalların kuruması, oynamamasıdır.
• her uzuv, ter ü taze daldır. ne tarafa çekersen o tarafa eğilir.
• istersen o ter ü taze dallarla sepet yaparsın, dilersen onu çember yaparsın.
• fakat o taze dalın suyu çekilip kuruyunca, dilediğin tarafa eğilmez.
(mesnevi’den)
not: islam’da sıla-i rahim yani akraba ile ilişkiyi geliştirmek var diyecekler için söyleyeyim: o hüküm yalnızca hak yolda olan akrabalar için geçerli olabilir. hak yolda olmanın göstergesi de namaz, oruç falan değildir. ancak güzel ahlaktır. (güzel ahlaklının da namazı ve orucu vardır tabii ki)
bu devrin hükmü şudur.: akrabadan kaçınız. canınızı kurtarınız. onlar sizi haktan fersah fersah uzağa düşürürler. bir atasözümüz “akrabayı akrep soksun” der.
ilaveten, komün halinde akraba taallukat ilişkisi içinde yaşamak, ilkel toplumlara özgüdür.



