Din, Evrensel Düzen ve SünetullahHamd ve ŞükürSevap ve Günah

Hamd vs Şükür

Şükür, daha çok günlük kullanıma aittir ve teşekkür manasındadır.

hamd ise şükrün terim manası olup çok daha külli bir manayı içermektedir. ancak yine de her ikisini birbirinin yerine kullanmak mümkün olabilmektedir.

Allah’a şükretmek veya hamd etmek nedir?

sadece “allah’ım sana şükürler olsun” deyip nimetine karşı bir teşekkür mü izhar etmektir?

bu meselenin sadece dile ait kısmıdır. gerçekte ise şükür ve hamdın aslı klasik din dili ile söylersek, onun tüm emirlerine uymak ve tüm yasaklarından kaçmaktır. hatta bir hadiste, “dinin yarısı sabır yarısı da şükürdür” buyrulmuştur. burada şükür emirlere uymayı, sabır ise yasaklardan kaçmayı temsil etmektedir. biz her iki manayı da şükür ve hamd kapsamına alsak sanırım yine doğru hüküm vermiş oluruz.

ancak bu noktada başka bir problem ile karşı karşıya kalıyoruz. o’nun emirlerine uymak ve yasaklarından kaçmayı veya bir başka tabirle evrensel düzenin kuralları ile uyum sağlama işini nasıl başaracağız? elbette bu birdenbire olmaz ve yöntemli bir çalışma gerektirir. evet yöntem her şeydir.

bizim şuur eğitimi için günlük mesnevi okumalarımız ve yine günlük yaptığımız “estağfirullah” gibi tesbihat bu yönteme dahildir. kişi şuur mertebelerinde tırmandıkça, emirlere uyması ve yasaklardan kaçması git gide kolaylaşır.

bir çocuk oyundan büyük zevk alır. ancak büyüdükçe artık o oyun ona keyif vermez olur ve ister istemez terk eder. günahlar için de aynı durum geçerlidir. yeterli olgunluğa gelen kimse için günah anlamsız ve zevksiz hale gelir; hatta işlendiğinde acı verir. bu durumda o günaha devam etmek artık mümkün olmamaktadır(tövbenin hakikati).

o zaman günahlar şuurun çocukluk hastalığıdır diyebiliriz. bir kimsenin şuuru ne derece yüksekse(nübüvvet dilinde aklı ne kadar çoksa), o kadar hamd ve şükür sahibidir; o kadar tövbe sahibidir; o kadar tevhid ehlidir; o kadar sabır sahibidir…

kısacası düşük şuur tüm kötülüklerin anası, yüksek şuur ise tüm hayırların başıdır. şuurdan kasıt insandaki en ilkel dürtüden en ulvi latifeye kadar kapsama alanı olan total bilinçtir; yalnızca zihin olduğunu düşünmeyelim.

isnetus 08.09.2020 09:54 ~ 10:33

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu